iğne tedavisi iğne tedavisi iğne tedavisi iğne tedavisi
 
Hastalarımın Dilinden Yazdır E-Posta


Prof. Dr. Turan Uslu Hakkında Sizden Gelenler

38 yaşında bir kadın anne ve çok çalışması gereken biri olarak doktorun uyarıları ile
odadan çıkarken tamamen umutsuzdum. Boynumun 3 ayrı yerinde muhtemelen geçirdiğim kaza sonrası oluşan fıtıkların dikkat etmez ve ameliyat olmazsam nelere sebep olacağı uyarıları.
 
"Ameliyat çözüm mü? " sorumun cevabı havada kalıyor asla net cevap alamıyordum.
3 ayrı doktor, fizik tedavi uzmanları sonuç hep aynı.
 
Son 2 aydır uyuyamıyor, sağıma soluma dönemiyor gülümseyen bir robot gibi geziyordum.
 
İyice umutsuzlaşıp tamda vazgeçtiğim anda kız kardeşim meslektaşının aynı şikâyet ile
ameliyatına 1 gün kala başka bir doktora gittiğini ve hiç duymadığım bir tedavi ile
artık robot halinden kurtulup yaşama tutunduğu haberi ile geldi..
 
KURU İĞNE TEDAVİSİ.
 
Turan beyden randevu alıp gittiğim gün boyunluklu bitkin ve uykusuzluktan ağrılardan bitmiş vaziyetteydim.
Tüm testlerimi, röntgen ve MR ımı inceleyip uzun uzun tedaviyi ve sürecini anlattı.
 
"BU DERTTEN KURTULACAĞIZ İNŞALLAH. 6-8 SEANS SONRA GÖRECEKSİN YÜZÜN GÜLECEK"..
 
Daha ilk seansta dik yürümeye başladım. Sık aralıklarla dün 6.seansımı tamamladım. son 2 seansım kaldı ve bugün nelere kavuştuğumu paylaşmak istiyorum sizinle...
 
ARTIK SORULARIMIN CEVABI VAR....
GECE UYUYABİLİYOR, AĞRILARIMDAN KURTULMUŞ OLDUĞUM İÇİN İYİLEŞME SÜRECİMİ DOYA DOYA TADIYORUM..
NASIL BÜYÜK BİR DERT SAHİBİ OLDUĞUMU İYİLEŞİRKEN ANLIYORUM.
 
MEĞER BEN 2 YILI AŞKIN SÜREDİR SAĞIMDAN SOLUMDAN GEÇEN MANZARAYA BU NEDENLE BAKMAZMIŞIM.
BÜTÜN BEDENİMLE DÖNÜŞÜM AĞRIDAN KORKMAKTANMIŞ.
 
İYİLEŞİYORUM.....GENÇLEŞİYORUM.....ACILAR AZALDIKÇA YÜZÜMDEKİ MİMİKLER DEĞİŞTİ.
İYİLEŞİYORUM..... YAŞAMA SIKI SIKI TUTUNUYORUM
 
Emin olun çıkarsızdır bu yazı. Yani sizinle aynı ödemeyi yapan biriyim bende
 
Mesele şuydu
 
UMUDUN ÖDEMESİ YAPILAMAZDI.....BANA BU UMUDU VE ŞİFAYI VEREN DOKTORUMA TEŞEKKÜR ETMELİYDİM..
 
 
SAĞLICAKLA KALIN,   İLLA Kİ EN BÜYÜK ZENGİNLİK BU
 
 
ÖZLEM ERSÜL
 
15.09.2011

————————————————————

Sayın Prof. Dr. Turan USLU,

Size sonsuz teşekkür ederim.

3 yıldır bacaklarımdaki ağrılardan dolayı yaşamak bana işkence olmuştu.
Bacaklarımdaki ve boynumdaki ağrılarım için bu konuyla ilgili her
branştan doktora gittim. Hiçbir iyi netice alamadım. Öğlen saatlerinden
sonra pili bitmiş oyuncak gibi oluyordum.

Tesadüfen tanıştığım Turan USLU Bey'den Allah bin kere razı olsun. 7
seanslık iğne tedavisi sonucu hayalini dahi kuramadığım ağrısız günlere
kavuştum.

Evet  hocam, çok ama çok teşekkür ederim.

Saygılarımla,
Yusuf KURT
11 08 2011

————————————————————
 
Sayın Prof. Dr. Turan USLU Bey ile tanışmamız annemin geçirdiği rahatsızlık vesilesi ile oldu. Annemin 1 yıldır süren, ancak doktora gitmeye direndiği ve sebebini yaşlılığa bağladığı bir ağrısı vardı bacağında. Yürüyüşü de bozulmuştu. Turan Bey, mucizevî iğnesiyle (IMS) annemi tedavi ederken pozitif enerjisi, maneviyatı ve samimiyetiyle de bizi kendisine hayran bıraktı ve "işte bir doktor böyle olmalı" dedirtti. Anneciğim kısa sürede iyileşti, ağrıları geçti ve yürüyüşündeki bozukluk düzeldi çok şükür.
 
1 yıl sonra, bu defa benim tam 2 ay süren boyun tutulmam ve baş ağrılarım oldu. Meslek hastalığı olarak görüp kabullendiğim için başlangıçta ciddiye almadım, kas gevşetici ilaç ve kremlerle geçirmeyi denedim. Ancak baş ağrıları dayanılmaz bir hal alınca tekrar Turan Bey'i ziyaret ettik. Gerçekten şanslıydım, gideceğim adresi biliyordum. Doktor doktor dolaşmama gerek kalmadan birkaç seansta problemim düzeldi.
 
Hocam, elinize sağlık! Kendim ve annem adıma çok teşekkür ediyorum. Sağlık öyle hassas bir konu ki, sizi her zaman "Allah razı olsun" diyerek anacağız.
Tüm hastalara şifalar diliyorum. Prof. Dr. Turan USLU 'nun uzmanlık alanındaki tüm rahatsızlıklarda zaman kaybedilmeden kendisinden tedavi alınması gerektiğine inanıyor ve tavsiye ediyorum.
 
Selver TÜRKÖZÜ – Bilgisayar Mühendisi
17 08 2011
 
————————————————————

Sayın Prof Dr. Turan Uslu,
Size teşekkürlerimi, saygılarımı, minnettarlığımı kelimelerle ifade edemiyorum. Beni ne acılar içinden bu duruma getirdiğinizi dilim döndüğünce izah etmeye çalışacağım:
Size gelmeden önce hastaneye gittim. Orada bulunan doktor bana hiçbir açıklama yapmadan önce iğne ve krem verdi. İğne ve kremi bitirip gittim, bu seferde hap ve ağrı azaltıcı sprey verdiler. Bunları da kullanıp gittim fakat hala omzumdaki ağrıda bir azalma olmadı. Tekrar gittim film çekildi, iğne ve kremin dozajını arttırdı, hap ve spreye devam denildi.
Bunları kullanmama rağmen geceleri 3 gibi şiddetli ağrıdan uyanıyordum. Ağrının azalması için saatlerce bekledikten sonra yorgunluktan uyuyakalıyordum. Bu kadar hap içmeye midem dayanamadı ve 4 kutu mide ilacı bitirmek zorunda kaldım.
Bu olaylar olurken ben tekrar doktora gittim kendisine uyuyamadığımı, sağ elimle yemek yiyemediğimi, banyo yapamadığımı hatta saçımı bile başkasının yardımı ile bağladığımı söyledim. Bana fizik tedavi verdi. 3 hafta fizik tedaviye devam ettim. Ayrıca günde 3 kerede evde spor yapmaya devam ettim, çok az bir faydasını gördüm. Uyumak için artık koluma buz koyuyorum buzun etkisi ile uyuyordum. Doktorlara sorduğum zaman kolumda ne var diye bana hiç bir açıklama yapmıyorlardı.
Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine kendi özel doktoruna gittim. Arkadaşım doktorun ortopedi cerrahı olduğunu filmlerimi alıp getirmemin yeterli olacağını söyledi. Kendisi bana fizik tedavin bitsin seni ameliyat ederim dedi.
Aylar geçiyordu fakat benim omzumda iyileşmenin zerresi olmuyordu. Bu sıralarda Gül Kumkum beni arayıp hava çok güzel, güneşli, sıcak seni pikniğe götürüyoruz hem iyi gelir diyerek evden çıkardı. Pikniğe gittik herkes kısa kollu benim üzerimde kalın elyaflı mont var. Sıcaktan herkes üstünü çıkartıyor benim kolum buz gibi. Biz orada iken Konca Kumkum ve eşi geldi. Konca ile sohbet ederken omzumun aylardır ağrıdığını doktorların hiçbir açıklama yapmadıklarını ve ameliyattan bahsettiklerini söyleyip, ameliyat olmak istemediğimi söyledim. Halime çok acıdı. Senin derdine derman bir doktor tanıyorum Prof. Dr. Turan Uslu senin hastalığında olanları iyileştirdi senin filmleri de ona götürüp gösterelim dedi. İşte o andan sonraki gelişmeler ile şu zamana kadar yaşadıklarımı kıyaslayamam bile Allah razı olsun Konca'dan Turan Uslu' dan emeği geçen herkesten. Turan Bey filmleri görüp senin omzun donmuş bununla sen nasıl yaşayabiliyorsun dedi bende derdimi izaha başladım fakat kendisi benim hastalığımı benden daha iyi biliyordu. O zamana kadar hiç donuk omuz diye bir hastalık duymamıştım. Bana ben seni iyileştireceğim hiç üzülme dedi. İlk seans bitti biraz rahatladım ikinci ve üçüncü seansta o kadar mutlu oldum ki boynuna sarılıp öpmek istedim. Ağrılarım kesildi, geceleri rahat nefes alarak uyuyabiliyorum. Dünyanın en mutlu insanıyım Allah razı olsun, gönlünden ne geçiyorsa olsun inşallah emeği geçenlere tekrar tekrar teşekkür ederim.
Turan Uslu'ya saygılarımla,
 
Mukaddes Çalışkan
18.07.2011
   
————————————————————
 
Merhabalar ben yaklaşık 1.5 ay önce ağır kaldırdığım için bel tutulması yaşadım ve doktora gittim.
 
Gittiğim doktor MR istedi ve çekilen MR sonucunda sırtımda fıtık olduğunu ve fıtık omiriliğin hemen alt ucunda olduğu için ameliyatın riskli olduğunu söylemişdi sonra bir aile dostumuzun sayesinde Prof. Dr.Turan beyin tedavisini öğrendim ve randevu alıp gittim giderken yürümekte zorluk çekiyordum fakat ilk seansdan sonra hemen yürümem de ve oturmam da düzelme oldu burdan Prof. Dr.Turan Beye teşekkürlerimi sunuyorum son 2 seansım kaldı şuan bütün aktivetelerimi yapabiliyorum bu tür rahatsızlıkları ve ağrrı şikayetleri olanlara gitmelerini tavsiye ediyorum ben olumlu sonuç aldım Allah herkese şifa versin teşekkürler.
 
 NEVİN VERİT
KOCAELİ-GEBZE

 09.06.2011
05332042843

————————————————————

Merhaba
Tenis oynarken yaklaşık 8 ay önce sağ omzumda kas yırtılması nedeniyle inanılmaz ağrılarım başladı. Hatta günün sonunda ağrılarımdan uyuyamaz hale gelmiştim. Ayrıca boynumu da sağ tarafıma çeviremiyordum. Omzum ve boynum günlük hayatımı çok etkilemeye başlamıştı. Gittiğim bütün ortopedi doktorları fizik tedavi önerdi. Fizik tedavi yaptırmama rağmen hiçbir değişiklik olmadı.
Bir tenisçi arkadaşım bu sakatlığın kendisinde de olduğunu ve Prof. Dr. Turan Uslu' nun tedavi ettiğini söyledi hiç vakit kaybetmeden gittim.
M.R ıma baktıktan sonra 6-8 seans sonunda spor yapabileceğimi söyledi. Benim ağrılarım 2. seans sonunda geçmişti. Prof. Dr. Turan Uslu' nun uyguladığı kuru iğne tedavisi ile tekrar sağlığıma kavuştum.
Şimdi boşuna bunca zaman spor yapamadan geçirdiğim günlere üzülüyorum. Sporda sakatlanan arkadaşlarıma vakit kaybetmeden bu tedaviyi yaptırmalarını öneriyorum. Ayrıca beni tekrar spora geri döndüren  Prof. Dr. Turan Uslu’ ya çok teşekkür ediyorum.
 
 
ŞEBNEM TEZEL
17. Haz. 2011

————————————————————

İki  yıl önce, şiddetli boyun ve kol ağrılarım nedeniyle gittiğim doktor tarafından çektirilen MR sonucu  ilerlemiş boyun fıtığı tanısı konuldu. Şikayetlerimi azaltabilmek için fizik tedavi, biyoenerji, akupunktur gibi çeşitli tamamlayıcı tıp tedavi yöntemlerini denedim.
Çeşitli aralıklarla fizik tedavi, akupunktur, biyoenerji tedavileri gördüm, iki yıldır denemediğim tedavi, gitmediğim doktor kalmadı nerdeyse. her tedavinin kısmen faydasını görüyorum fakat tedavi bittikten sonra tekrar eski halime dönüyordum.
Karşılaştığım herkese boyun fıtığımdan bahseder olmuştum belki değişik bir bilgi duyarım diye. Nitekim birbirini tanımayan 3 farklı kişi bana Doç. Prof. Dr. Turan Uslu hocanın adını verdi. Bu üç kişide Turan Hocam tarafından tedavi edilmiş, ikinci hayatlarını yaşamaya başlamışlar. Tabii hemen randevu aldım ve gittim.
Karşılama çok sıcak ve neşeliydi bir Arnavut olduğumu öğrenince Arnavut fıkrasıyla başladı tedaviye, fıkra bitmeden benim ilk tedavi seansım bitmişti bile.
3. seanstan sonra ağrılarım inanılmayacak derecede geçmiş, şikayetlerim çok çok azalmıştı, ilk işim çok uzun süredir yapamadığım Arnavut böreğini yapmak oldu...
Tedavim; 6 seansta sona erdi, 15 gün içinde sadece 6 defa doktor beye uğrayarak  2 senedir çektiğim ağrılardan kurtuldum. Açıkçası bu kadar kısa sürede bu kadar etkili bir biçimde şikayetlerimden kurtulacağım aklıma gelmezdi.
Her şey için size çok teşekkür ederim.
 
Nihal UGUR
3.3.2011
 
------------------------------------------------------------
 
Merhaba,
 
Annem yıllardır çektiği bel daralması, fıtık, kalça kireçlenmesi gibi sorunlarının ağırlaşması sonucunda 3 ay önce bastonsuz yürüyememeye başladı. 73 yaşında olduğundan, bastonla yürüyerek, evde idare edebileceğini düşündük. Kısa sürede belde ve kalçada ağrılar arttı, 2 bastonla öne eğik, ayağını sürükleyerek acılarla yürüyordu, çeşitli ilaçlar  almasına rağmen ağrıları da azalmadı. Artık evdeyken yaptığı günlük egzersizleri de yapamaz olmuştu.
 
Hareketsiz kaldıkça daha da kötüleşti. 'Bu şekilde devam edemez, ne yapabiliriz'  diye düşünürken;
 
doktorumuz Turan Uslu'yu duyduk.
 
Aralık 2010 da kalça ve bacaklara  ve sonra beline kuru iğne tedavisine başladık. Annemin kapanmış olan bacak kasları açıldı, bastonla dik yürümeye başladı,  yürümesini engelleyen  kasıklarındaki  ve dizlerindeki acılar yok oldu.
 
Evde egzersizlerini  de yapmaya başladı.
 
Doktorumuza çok teşekkür ediyoruz, hem de bu gelişmeyi aynı ağrıları çekenlerle paylaşmak istediğimizden dolayı özellikle ben annemin geçirdiklerini yazmak istedim,
 
Afet Özce,
17 Mar 2011
 
------------------------------------------------------------

Merhaba Hocam öncelikle sizi tanıdığım ve tedavimde bana yardımcı olduğunuz için teşekkür ediyorum. 2010 yılı bahar başlangıcından itibaren diz ve bacaklarımda zaten mevcut olan ağrılar artmıştı. MR çektirdim doktorumdan ilk aldığım tepki “bacaklarınıza ne yaptınız %50 sini ancak kullanabiliyorsunuz ayrıca “yok yok” demişti. Tedaviyi sorduğumda ağrıyı geçirecek ancak tedavi etmeyecek fizik tedavi olmuştu. Başka bir hekime gittiğimde ise sporcu olsa idim bu tablonun daha erken meydana geleceği ama birçok insanda mevcut bir durum olduğu ve eklem güçlendirici bir takviye ile idare edeceğim ifade edildi. Ancak benim ağrılarım artık dayanılmaz olmuştu, gündüz ofiste akşam ise evde ayaklarımı nereye koyacağımı bilemez durumdaydım. Tekrar hekim arayışına geçtim karar vermiştim gidip her iki dizimden de ameliyat olacaktım. Tam bu dönemde avukat bir arkadaşım sizden bahsetti. Bir kez de sizi görmemi tavsiye etti. İyi ki onu dinlemişim ve sizle tedaviye başlamışım. İki ay gibi kısa bir süre içersinde ağrılarım yok denecek kadar azaldı. Bu arada migren ağrılarımdan da söz etmek istiyorum haftada bir gelen migren nöbetlerim ve bu sebeple kullandığım haplardan kurtulmuş durumdayım. Eğer ağrı gelecek gibi ise de eskisi gibi ağır bir tabloda seyretmiyor ve hafif atlatıyorum. Artık nerde bir migrenli veya eklem – kas ağrılı birilerini görsem gönül rahatlığı ile sizi tavsiye edebiliyorum. Bu yazıyı daha önce yazmak istedim ancak neticeyi almadan cesaret edememiştim. Herşey için çok teşekkür ederim. Dilerim birçok hastaya şifa vesilesi olmaya devam edersiniz.

Av. Ayfer Turan (İBB)
2.3.2011
 
------------------------------------------------------------

Şiddetli bel ağrılarım ve yürüme güçlüğü nedeniyle bir çok doktora gittim, 10 dakika bile yürüyemiyordum, 3-5 dakika dinlenip ağrılarla ancak yürüyebiliyordum. Bir doktorun tavsiyesiyle 14 seans fizik tedavi gördüm ancak çok az fayda gördüm. Bir başka doktor mutlaka ameliyat olmam gerektiğini söyledi. Bir dostumun tavsiyesi ile Prof. Dr Turan beye ulaştım, İMS tedavisine başladı, ilk üç seansta ağrılarımda hiç bir azalma olmadı. 4. seanstan sonra ağrılarım yavaş yavaş azalmaya başladı. Ayrıca dr bey bana özel bir yatak verdi, 6 seanslık tedavi sonucu ağrılarımı % 90 ı kayboldu. Dr bey tarafından verilen yatağı halen kullanıyorum. Şu an ağrılarım tamamen geçti sadece uzun süre ayakta kaldığımda hafif ağrılarım oluyor. Artık istediğim kadar yürüyebiliyorum. Teşekkürler doktor bey....
 
 
Ali Osman ŞEN
5.3.2011

------------------------------------------------------------

OMUZUMUN HİKÂYESİ

Selamlar ben Nevzat BİÇİCİSOY, 1948 Erzurum doğumluyum. Kendim inşaat mühendisiyim. Benim sağ omuzumun bir hikâyesi var onu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Hikâyem şöyle; gençliğimde çok spor yapmış birisi olarak 2010 yılı Eylül ayına kadar hiçbir problem yaşamadığım sağ kolum 17 Eylül 2010 tarihinden sonra omuz bölgemden itibaren iş göremez hale geldi. Tatil için gittiğim Erzurum’da Yrd. Doç. Dr. Bir ortopedist’e muayene oldum, MR çektirdim, konulan teşhis eklemler arasına kas sıkışması idi. Doktorum benim omuzuma kortizon iğne yapılması gerektiğini, şayet sonuç alınamaz ise cerrahi operasyon yani ameliyat yapılacağını söyledi.

Bunu duyan ben ikinci bir alternatif olarak Fizik tedavi uzmanı bir başka doktora müracaat ettim. Doktor bana 10 seanslık fizik tedavi ve bazı hareketler verdi. Bu tedaviden sonuç alamadığım gibi ağrılarım da artmaya başlamış, dayanılmaz hale gelmişti. Ayrı bir hastanede bir ortopedist Doçent’e muayene oldum, o doktor da omuz başıma 3 ayrı yerden kortizon enjekte etti. Yine sonuç kocaman bir hiçti, tekrar müracaatımda ise cerrahi operasyondan başka çözüm yok cevabını aldım. Takvim 3 Kasım 2010’ u gösteriyordu kolum öyle bir hale gelmişti ki omuz askısı ve korse kullanarak göğüs hizamda tutabiliyordum. Artık sağ elimle su dahi içemez olmuştum. Omuzumun çalışmamasına alışmıştım ama ah! Keşke şu ağrılarım olmasaydı. Artık ameliyata karar vermiştim ki Gürcistanlı bir doktorun masajla tedavi yaptığını duydum. Kendimi hemen o doktorun yanına attım. Gürcü doktor koluma, sırtıma ve omuzuma 10 gün özel masaj yaptı hem de koluma 3 adet iğne vurdu fakat nafile artık sağ kolum yoktu ve dayanılması çok zor olan acı ve ıstırap vardı. Gece uykusunu unutmuştum,  omuz ve sırt bölgemdeki ağrıların bir an durması mümkün değildi. Aldığım ağrı kesiciler midemi çok rahatsız ettiği gibi ağrılarıma da tesir etmez olmuştu.

9 Aralık 2010 günü misafir olarak bulunduğum Erzurum’dan ikamet ettiğim İstanbul’a geldim. Baltalimanı Kemik Hastanesinde bir doktora muayene olacaktım ki akrabam olan Ahmet BAKAN bey beni Prof. Dr. Turan USLU beyefendiye götürdü.  

Omuzumun hayata dönüşünün başlangıcı olan o akşamı unutacağımı hiç sanmıyorum. Prof.  Doktor Turhan USLU Bey omuzumun çok kötü olduğunu, bu acılara nasıl tahammül ettiğimi sordu ve hiç bilmediğim bir tedavi yöntemi olan kuru iğne tedavisine başladı ve bana hastalığımın kronik olduğunu, tedavimin uzun süreli olacağını söyledi. İlk seans tedaviden sonra dayanılmaz olan ağrılarım bir nebze olsun azalmıştı. ALLAH’ ım o gece sevinçten uyuyamamıştım. Daha sonra haftada iki seans tedavim devam etti, 8 seans tedaviden sonra omuz başıma serum enjekte etti, bu uygulamadan sonra kolumu uzatıp insanlarla tokalaşabiliyordum, iyice azalan ağrılarım artık geceleri uyumama müsaade ediyordu. Tedavim devam ederken doktorumun verdiği hareketleri hiç aksatmadan yapıyordum ve bütün tavsiyelerine harfiyen riayet ediyordum, yani doktorunu dinleyen iyi bir hasta olmuştum. 15 Şubat 2011’ e gelindiğinde saçımı tarayabiliyor, arka cebimden evimin anahtarlarını çıkarabiliyor hele hele geceleri sağ omuzumun üzerine yatabiliyordum. Bu anlattıklarımın benim için ne anlama geldiğini yaşayanlar bilir.

Sağ omzumun üzerine yatmamla ilgili bir anektod aktarmak istiyorum. Erzurum’ da konuk olduğum yeğenim Metin MİKYAZ ağrılarımın arttığı bir gece yanımda bulunurken kendisine  - ah ne olur 5 dakika da olsun şu sağ omuzumun üzerine yatabilsem demiştim- çünkü sağ tarafıma yatmayı çok ama çok özlemiştim. Devamlı olarak durumumu telefonla takip eden yeğenim çok etkilenmişti.  Şubat 2011 ortalarında yine bir telefon görüşmemizde sağ omuzunun üzerine yatabiliyor musun diye sorduğunda evet sabaha kadar rahatça uyuyorum cevabını alınca çok sevinmişti. Çektiğim dayanılmaz acılar karşısında bütün ailem ve arkadaşlarım çok üzülüyorlardı.

İşte dostlar takvim 19 MART 2011’ i gösteriyor ve ben sağ kolumla yapılması gereken her şeyi yapıyorum, kolum % 85 iyileşmiş durumda ve haftada bir seansa düşen tedavime devam ediyorum. Bu arada boyun fıtığımı tespit eden Prof. Dr. Turan USLU Beyefendi o rahatsızlığımı da malum yöntem olan kuru iğne ile kısa bir zamanda tedavi etti.

 Kendilerine şükranlarımı sunarken iyi ki varsın sevgili doktorum diyor, bütün hastalara da acil şifalar diliyorum.

Nevzat BİÇİCİSOY
 Çok acı çekip sonradan şifa bulan biri.

------------------------------------------------------------

İyi günler Turan Bey, bugün tedavimin son günüydü. Ağustos ayında ağır bir ayak bileği sakatlığı geçirdim ve de ortopedistimin yönlendirmesiyle Kasım ayının sonuna doğru size gelmeye başladım. Gerçekten size yönlendirildiğim için ne kadar mutluyum anlatamam. Bundan 5 sene önce de diğer bileğimde benzer bir komplikasyon olmuştu ve geleneksel fizik tedavi görmüştüm. Eski yöntem öncelikle çok yavaş ilerliyor, ilerlemeyi gözle göremiyorsunuz ve de çok uzun sürüyor. Hem her seans uzun sürüyor hem de seans sayısı çok fazla genellikle. Açıkçası ilk seansta ne ki bu iğne tedavisi acaba diye çok sordum kendime, tabi araştırmaktan da geri kalmadım. Baktım ki özellikle Amerika'da yaygın bir tedavi ve de gerçekten başarılı sonuçlar veriyor ki zaten bugün de söyleyebileceğim gibi çok başarılı bir tedavi olduğunu kendim de gördüm. 75 gün hiç kullanılmamış bir ayak bileği, 1 ay içerisinde eski haline döndü diyebilirim. Asıl önemli olan bu olurken ben toplam en fazla 1 saatimi doktorda geçirdim. Her seans seans başı yaklaşık 10 dakika. Gözü iğneden korkanlara ise söyleyeceklerim var, geleneksel fizik tedavide uygulanan methodlar (elektrik, erimiş parafin vs.) gerçekten çok daha acılı. Bu iğneler yapılırken bir yandan sohbet ediyorsunuz, ne olduğunun bile farkına varmıyorsunuz ve de hızlı yaşamamız gerek günümüz dünyası için müthiş bir zaman kazancı oluyor. Herşey için çok teşekkürler Doktorum!
 
İyi çalışmalar Turan Bey, Gerçekten çok teşekkürler :)

Celal ŞAHİN
25 yaşındayım
Elektrik ve Elektronik Mühendisiyim
 
------------------------------------------------------------
2001 yılında boyun fıtığı ameliyatı geçirdim. Aynı zamanda masa başında bilgisayar karşısında bir işte çalışmaktayım. Ameliyat sonrasında şikayetlerimin bir çoğu geçmiş olmasına rağmen yoğun ve stresli bir çalışma sonrasında veya yorucu geçen bir günün sonrasında boynumdaki gerginlik ve ağrılar şiddetli olarak devam etmektedir. Bu gerginlik ve ağrılar bir süre sonra kronik bir hale gelmiş olup bende "acaba psikolojik bir gerginlikten mi kaynaklanıyor ?" sorusuna sebep olmuştur. Ağrıların şiddeti sonucunda yaşamış olduğum gerginlik bakışlarıma ve konuşmama da yansımaktadır. Bu durumumda, bir yakınımdan doktor Turan beyin kuruiğne tedavisini duydum ve tedaviye başladım, şu an 6.seansımı göreceğim ancak tedavinin vermiş olduğu rahatlama hissini ilk seansta hemen gördüm. Boynumdaki ağrının vermiş olduğu bakışlarımdaki gerginlik azalmış olup yeniden doğmuş gibi oldum diyebilirim. Doktor Turan Uslu beye teşekkür ederim.
 
Saygılarımla,
9.12.2010
Elif Şahinoğlu
------------------------------------------------------------
Merhabalar; Hatay-Antakya'dan tamamiyle tesadüf İstanbul'daki bir yakınımın arkadaşının tedavi sonucu memnun kalması ve Hatay'da geçirdigim acı dolu günlerimden sonra gelen mucizevi bir şekilde ağrılarımdan kurtulmam Hatay'da konusunda uzman on dört hastane dolaştım, doktorların vermiş oldugu ilaçlar ve tedavi şekli  agrılarımın azalması yerine şiddetlenmesine neden oluyordu artık dayanamıyordum ve süreç ilerledikçe benim agrılarım dahada fazlalaşıyordu artık şahsi ihtiyaçlarımı göremez hale geldigim ve uykusuz geceler benim tamamen ruhsal çöküntü yaşamama neden olmuşken hataydan istanbula önerilen bu doktorun yanına geldim kaybedecek hiç bir şeyim yoktu artık acılarımdan dolayı sadece bagırıyor ve aglıyordum ilk muayene de ilk seans buna inanmak güç olabilir ama gerçek agrımda azalmayı anında hissettim ve daha sonraki seansım bir sonraki derken taki iyileşene kadar seaslara devam ettim agrılarımdan kurtuldum rahatladım bilgiyi ve tecrübeyi bir arada mükemmel olarak kullanan Prof. Dr Turan USLU benim hayatımın dönüm noktası oldu evet benim için bir hekimden ziyade değerli ağabeyime çok çok teşekkür ederim iyiki varsın.
------------------------------------------------------------
 
TURAN bey size çok ama çok teşekkür ederim, size gelmeden önce gitmediğim kapı kalmamıştı..bu duruş bozukluğu hayatımı zehir etmişti…her gün işkence çekiyordum..ama Allah sizi karşıma çıkardı…şimdi çok iyiyim belirgin bir iyileşme var..ve herkes fark ediyor ..artık daha dik ve kendimden emin yürüyorum..size çok teşekkür ederim..o güler yüzünüz hiç eksik olmasın..bu mesajımı benim gibi sorunu olan diğer hastalarla paylaşmanızı isterim..çünkü bu sorunla yaşayan çok kişi var onlarında artık kurtulmasını istiyorum..saygılarımla
Ercan Cellat ( Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin. )
------------------------------------------------------------
TURAN bey size çok ama çok teşekkür ederim, size gelmeden önce gitmediğim kapı kalmamıştı..bu duruş bozukluğu hayatımı zehir etmişti…her gün işkence çekiyordum..ama Allah sizi karşıma çıkardı…şimdi çok iyiyim belirgin bir iyileşme var..ve herkes fark ediyor ..artık daha dik ve kendimden emin yürüyorum..size çok teşekkür ederim..o güler yüzünüz hiç eksik olmasın..bu mesajımı benim gibi sorunu olan diğer hastalarla paylaşmanızı isterim..çünkü bu sorunla yaşayan çok kişi var onlarında artık kurtulmasını istiyorum..saygılarımla Ercan Cellat ( Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin. )
------------------------------------------------------------
Merhaba, Ustun hizmet kalitesi icin Sema Hastanesine, mukemmel teshis ve tadavisi icin doktorum sayin Turan Uslu Bey’e cok tesekkur ediyor, karsima bu hastaneyi ve doktoru cikaran Allah’ima cok ama cok sukrediyorum. 2004 Ocak ayi’nda 1,5 ay suren cok siddetli bir bel agrisindan sonra omuriligimde buyukce bir tumor buldular ve acil bir sekilde ameliyata alindim Los Angeles’ta. Ameliyat basarili gecti, ne var ki semptomlar gecmedi, hatta bazilari agirlasti. Devamli bel ve bacak agrilari, halsizlik, yorgunluk ve kamburluk en bastakiler. Bir ara gunlerim 8-9 saate dusmustu. Bir de bazen saatte bir, bazen yarim saatte, hatta 15 dakikada bir tuvalete gitmek zorunda kalmalar. Toplantilar ve yolculuklar benim icin kabus olmustu. Bu arada iki fizik tedavi doktoru yanlis teshisleriyle meseleyi katladi. Ilki cekilen CAT SCAN in ardindan bende cok ciddi bir romatizma oldugunu, ilerleyen yaslarda tekerlekli sandalyeye mahkum olma ihtimalimden bahsetti. Ikincisi ise cekilen MRI’a bakarak bende yeni bir tumor oldugunu soyledi. Bu teshislerin yanlis oldugunu anlayana kadar gecen iki aylik zamani tahmin bile edemezsiniz. Bir de cinsel problemler vardi ki eh şunlari halledelim ona da sonra bakariz artik diye dusunmustum. Kendi cerrahim ve diger birkac konusunun uzmani doktordan sonra bilenler bilir dunyanin en kalburustu yerlerinden Newport Beach’te bir doktora da gittim. Fakat hepsi ayni seyi soylediler: boyle buyuk bir ameliyattan sonra bunlar normal, tedavisi yok, kusura bakma yardimci olamayacagiz, onun icin para da almiyorum… Fizik tedavi doktorlari da ayni sekilde. Sema’da 1,5 aylik tedavi sonunda yeniden dogmus gibi oldum. Meger o agrilarin ve problemlerin cok hizli ve etkili bir tedavisi varmis. Bonus olarak bizim cinsel problemler de cozuldu. Ailecek sevindik  Ictigim ada manzarali caylar da isin zevki oldu.
Faruk Aysu
------------------------------------------------------------
 Merhaba, Ben uzunca bir suredir Amerika’da yasayan, gecirdigim buyuk bir ameliyat, onun oncesi ve sonrasiyla tecrubeli bir hastayim. Yaklasik 3-4 yildir siddetli basagrilari cekmekteydim. Birkac defa CATSCAN, MR cekildi, herhangi birsey bulamayinca stres dedi doktorlar. Fakat agrilar bitmedi. Gecen ay Turkiye’ye tatile gelince tavsiye uzerine Sema Hastanesi’ne gittim. Tahmin ediyorum diger butun hastalar gibi ben de hastanenin manzarasi, temizligi ve servisini “exceptional” buldum. Prof. Dr. Turan Uslu Bey icin randevu aldim. Uc seyden cok etkilendim: - Birincisi: Daha ilk birkac saniyede cok rahatlatti doktor bey, sicak yaklasimiyla. - Ikincisi: Teshis cok hizli ve dogruydu. Neyin var dedi, basim agriyor dedim. Agrir tabii dedi, sok oldum. Israf-i kelam etmeye ihtiyac duymadan teshisi koydu hemen: boyun fitigi (Sonra boyun MR’i ortaya cikardi ki dogru imis) - Ucuncusu: Hemen tedaviye basliyorum dedi, zap diye bir igne batirdi boynuma, ben ah diyecektim ki tadavi bitmis birkac igne daha batirdiktan sonra. Yani tedavi de cok hizli ve etkiliydi. Ertesi gun 3-4 yil sonra ilk defa basim dik gezebildim, daha ne diyeyim. Hemen esimi de goturdum bir sonraki seansa, sirt agrilari icin. Doktor beyden bana batirdigi kadar ona da igne batirmasini istedim. Hayat musterek  Kayinvalidemin de bir rahatsizligi var kolunda. Aradim, Turkiye’ye gelmesini soyledim hemen.
Omer Gokce 14 Mayıs 2009
------------------------------------------------------------
Ben 2 çocuk annesi bir bayanım ayak tabanlarımdaki yanmadan ve topuklarımdaki ağrıdan dolayı uzun süre ayakta kalamıyor ve aşırı yorgunluk hissediyordum bu durumdan dolayı çok rahatsızdım Prof. Dr Turan beyin ayak tabanlarıma uyguladığı IMS kuru iğne tedavisi ile ayak tabanlarımdaki yanma ve ağrıların gittiğini bizzat müşahede ettim. Aynı sorunlar annemde de vardı, Ankaradan annemi bizzat tedavi olması için istanbula çağırdım ve tedavi sonucunda annemde çok memnun kaldı. Prof. Dr Turan beye çok teşekkür ederim. Herkese tavsiye ederim.. Turan bey Allah razı olsun gerçekten çok teşekkür ederim,
Şule Demir
------------------------------------------------------------
Yaklaşık 4-5 aydır sol  kolumdaki ağrı nedeniyle iş yapamaz, hatta uyuyamaz hale gelmiştim. Bununla ilgili birçok branşa gittiğim halde derdime çare bulamadım. En son gittiğim ortopedi doktorum beni özellikle Turan beye yönlendirdi. Fizik tedavi yöntemlerinin geçici çözümler olduğunu düşündüğümden ve iş yoğunluğum nedeniyle düzenli olarak bu tedavilere gidemediğimden bir çare bulmak konusunda umutsuz olduğumu söyleyince bana, Turan beyin başka doktorlara benzemediğini, o yüzden özellikle ona yönlendiğini belirtti.  Daha seansım bitmediği halde (2 seansım daha var) uyguladığı enjeksiyon yöntemiyle sol koluma tekrar kavuştum. Ağrım yok oldu, kuvvet gücünü tekrar kazandım. BEN BU TEKNİĞE ”SİHİRLİ EL TEKNİĞİ” DİYORUM ŞİMDİ. Şimdi boşuna bunca zaman bu sıkıntıyı çektiğime üzülüyorum. Çevremdeki herkese de öneriyorum. Annemi de götürüyorum şimdi. İnşallah onun sıkıntısından da kurtulacağım. Binlerce kez teşekkürler.
Yasemin SAYGIN 
------------------------------------------------------------
2008 yılının Temmuz ayında  sol el bileğim kırılmıştı (Distal radius uç kırığı). Acil olarak götürüldüğüm hastanede gerekli operasyonlar yapıldıktan sonra, sol kolum  yaklaşık  birbuçuk ay alçıda kaldı. Alçılı geçen süreçten sonra, sol kolum ve bileğim kesinlikle dönmüyor ve çeviremiyordum .Operasyonu olduğum hastanenin fizik tedavisini gitmeye başladım ama kolum, elim, bileğim beton gibiydi ve fizik tedavi süreci çok zorlayıcı geçiyordu. Evime çok yakın olan Turan beyin muayenehanesine bir gün elimi göstermek için randevu aldım. Daha ilk seansta uyguladığı iğne tedavisi yöntemi, elimi ve bileğimi açtı, kolum  1 hafta sonra yüzde 90 oranında eski halindeydi. Birhafta sonra kolum o kadar iyiydi ki, tatil hayallerimi gerçekleştirdim. Şimdi de Boyun ağrılarım nedeniyle Turan bey boynuma ve sırtıma iğne tedavisi uyguluyor. Kollarıma kadar yayılan ağrılarımın da bu şekilde geçeceğine ve onun için de Turan beye bir kez daha minnettar olacağıma eminim.
Aydın Erdinçgil – Bankacı
------------------------------------------------------------
Bir ağrı… Bir ağrı… Allah kimseye vermesin!.. Dünyanız kararıverir. Koşturmakta olduğunuz bir yere yetişememe kaygısından öte bir şeydir bu. Bedeninizle birlikte zihninizi de işgal etmiş  bir çaresizlik duyarsınız. İşleriniz kalır, hareketiniz kısıtlanır, dünyanın dönüş hızı yavaşlar. Daha dün söz verdiğiniz her şeyi ertelemeye çalışırsınız. Derhal kendiniz olmaktan çıkmış, eğri büğrü yürüyen, ağrılarıyla barışmaya çalışan ve hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını düşünen tedirgin ruhlu bir zavallı olmuşsunuzdur. Biraz tevekkel davranır bunu kabullenmeye başlarsınız ama içinizden bir ses size hiç durmadan “Tamam, karizma çizildi, buraya kadar!” demektedir. Hayatınızda yeni bir süreç başlamıştır: Hekimler, görüntüleme merkezleri, daha uzman hekimler, ameliyat ihtimalleri, daha daha uzman hekimler, damdan düşenlerin önceki tecrübeleri vs. vs… Derken yolunuz Turan Uslu’nun eşiğine düşer. Bel fıtığı olduğumu tahmin etmişsinizdir herhalde!.. Önce onu bir akupunktur uzmanı, yaptığı işi de bir akupunktur tedavisi zannedersiniz ama hakikat öyle değildir. Uygulanan yöntem bir kuru iğne tedavisidir ve söylenenlere bakılırsa o bu konuda hazık hekimdir. İtiraf etmeliyim ki muayenehanesinden içeri girdiğimde sayısız şüphelerim vardı. “Kasları gevşeteceğiz hocam!” falan diyordu. Kaslarım kasılmış ve kısalmışmış. Neyse işte!.. Sonra masasında, adının başına Doç.Dr. yazılmış bir isimlik okudum. Şüphelerimin yarısı gitti. Ağrılarım hakkında ön bilgiden ve incelediği MR sonuçlarımdan sonra sedyeye uzandım. Hayret!.., Kalktığımda ağrılarımın da yarısı gitti. Kaç günlerdir aman vermeyen ağrılardı üstelik bunlar. Birkaç iğne batırmıştı, o kadar… Üç gün sonra yeniden, beş gün sonra yeniden, derken hepsi gitti. Beşer onar dakikalık seanslarda la-teşbih bir mucize!.. Şimdi mi? Hiiiç!.. Yine koşturuyorum vesselam!.. Ve, teşekkür ederim sevgili doktor, Allah seni sevsin, sevindirsin…
Prof Dr İskender Pala 02.02.2009
------------------------------------------------------------
03.10.1970 İstanbul doğumluyum. 1983 senesinde ayak bileğimde ağrılarım başladı. O dönemlerde, aile doktorumuz olan Dr. ……….. Bey’e gittim. Bu ağrıların gelişmekte olan vücutlarda olabileceğini,  ergenlik yaşına kadar hatta 21 yaşına kadar sürebileceğini söyledi. Sonraları ağrılarım diz üstü kaslarıma kadar ilerledi. Daha sonraları da belime kadar geldi. 1991 senesinden itibaren birçok doktora gittim. Ağrılarım yıllar geçtikçe sırtıma ve en son omuzlarıma kadar çıktı. İlk yıllarda kışın şiddetli yağmurlarda başlayan ağrılarım sonraları hafif yağmurlarda da oldu. İlerleyen yıllarda yağmurdan 2-3 gün önce başlayan ağrılarım yağmur yağana kadar devam etti. Daha sonra yağmurdan 7 gün önce başlayıp yağmur yağana kadar sürdü. Rahatsızlığım öyle bir hal almıştı ki ağrılarım başladığında 7 gün sonra (+/-) 1 saat tolerans ile yağmurun yağacağı saati tahmin edebiliyordum. Sadece kış aylarında olan ağrılarım 2000 senesinin yazına kadar devam etti. Rahatsızlığım daha da ilerlediği için ağrılarım artık sadece yağmurda değil yazın nemde de oluyordu. Ve sadece ağrı çektiğim süre artmıyor ağrı şiddetimde çok artıyordu. En şiddetli ağrı kesiciler bile fayda etmiyor günlerce yatmak zorunda kalıyordum. Yaz aylarında tatile çıktığım Bodrum dışında her yerde ağrılarım oluyor. Mesela Kemer en sevdiğim tatil yeridir fakat nemden dolayı yazın şiddetli ağrılarım oluyor. Fakat Bodrum’u sevmemekle beraber yaz aylarında hiç ağrım olmuyor. Bunun için, son 5 senedir yazın ağrılarım çok şiddetlendiği dönemlerde tatil için Bodrum’a gidiyorum ve ağrılarımdan kurtuluyorum. Bu tespitimden dolayı tedavi için gittiğim bütün doktorlar tedavi edemedikleri zaman Bodrum’a yerleşmemi tavsiye ettiler. Çocuk yıllarımda başlayan rahatsızlığım için o yıllardan itibaren doktorlara gitmeye başlamıştım. Hiçbir doktor ne rahatsızlığıma teşhis koyabildi ne de ağrım olduğu zaman ağrılarımı dindirebildi. Romatolog, ortopedist, psikolog, psikiyatrist, gitmediğim doktor kalmadı. Her türlü tahlil, röntgen, MR, sintigrafi vs. yapıldı. Bacak ağrılarına neden olabileceği düşünüldüğü için midenin salgıladığı bir çeşit sıvı ve diş eti altında olan bir çeşit taş incelendi. Alternatif tıbbı denedim. Akupuntur, bio enerji, reiki ye gittim. Olumlu sonuç alamadım. Tedavi için değil sadece dayanılmaz ağrılarımı geçici olarak dindirebilmek için yeşil reçete ile bir nevi uyuşturucu verildi. Ama bu bile ağrılarımı hafifletmedi. Doktorlar yapılacak bir şey kalmadığını, sacroiliak eklemde çok hafif iltihap olduğunu ve tırnaklarımın üzerinde olan izlerden dolayı sedef olabileceğini, ikisinin de bu ağrılara neden olamayacağını ancak çok zayıf bir ihtimal bu iki durumun aynı anda olduğundan dolayı ağrılarımı tetikleyebileceğini söylediler. Bir ilaç tedavisiyle bu iki olumsuz durumu düzelterek en azından bu ihtimali de ortadan kaldıracağımızı belirttiler. Bunun için 1 sene boyunca sabah, öğlen, akşam ve yatarken toplam 12 adet Salazopyrin içmem gerektiğini, bu ilacın karaciğere zarar verebileceğinden dolayı 3 ayda bir karaciğer testi yaptırmam gerektiğini söylediler. Bu tedaviyi de yaptım. İlk 3 ay sonunda yaptırdığım karaciğer testi son derece olumlu çıkınca ve karaciğerimle ilgili herhangi bir sorun yaşamayınca daha sonra karaciğer testi yaptırmadım. Tedaviyi tamamladıktan sonra kontrole gittiğimde iltihabın kuruduğunu ve tırnaklarımdaki sedefin durduğunu, ilerlemediğini söylediler. Ancak bacak ağrılarıma bir faydası olmadı. Her doktorun verdiği vaat bende son derece umut yaratıyordu. Tedavi sonrası olumsuz netice umutlarımı yıkıyor, moralimi bozuyordu. Artık en azından hayal kırıklığı yaşamamak için hastalığım için arayıştan vazgeçtim. Seneler sonra arkadaşım   Dr. ………….. bana Judy COLE’dan bahsetti. Kendisi benim için çok önemli referans olduğu için Dubai’ye gittim. 24.04.2004 tarihindeki muayenemin sonunda bana 15 yaşlarımın başlarında örümcek ya da buna benzer bir böcek ısırmasından dolayı vücudumda bir bakteri oluştuğunu, bunun kaslarıma yerleştiğini ve nemden beslenerek çoğaldığını, vücut direncimin çok zayıfladığını,  karaciğerimin kapasitesinin uzun süre kullandığım bir ilaçtan dolayı çok düştüğünü, bunun için 6 ay alkol almamam gerektiğini, vücudumun domates ve süte alerjisi olduğunu, rahatsızlığımın gıdadan kaynaklanmadığını ama sağlıklı yaşam için uygulamasının zor olmadığı diyet programını tavsiye ettiğini, ilk 3 ay günde 3 defa 7’şer dakika, sonraki 8 ay günde 1 defa 7 dakika zapper kullanmam gerektiğini söyledi. Ayrıca 3 ayın sonunda  3 hafta arayla 2 defa karaciğer temizliği yapmam gerektiğini ve vücudun direncini arttırmak için  çeşitli doğal vitaminler kullanmam gerektiğini belirtti. Söylediklerini uyguladığım takdirde 3-4 ay içerisinde olumlu gelişmeler yaşayacağımı, belirli bir dönemden sonra yumurtaların çatlama dönemine gireceği için ağrılarımın eskisine göre daha şiddetli olabileceğini, moralimi bozmadan tedaviye devam ettiğim takdirde bu ağrılardan kurtulacağımı söyledi. Karaciğerimi etkilemesi olası bir ilacı 12 ay süre ile kullandığım ve 1 bardak süt içtiğim takdirde bağırsaklarımın bozulduğunu bildiğim için Judy COLE’ye son derece güven duydum. Uygulamam gerektiği programa harfiyen uydum. Kendisinin söylediği gibi 3-4 ay sonra olumlu sonuçlar almaya başladım. Ağrılarım geçti. Ne kadar uyursam uyuyayım uykumu alamamış bir şekilde kalkıyordum. Artık 4 saat uykuyla bile çok dinç kalkmaya başladım. Kendimi tüm gün çok dinç hissediyorum. 2004 senesinin kasım ayında yaklaşık 3 haftadır ağrılar yaşadım. Judy COLE yumurtaların çatlama dönemine girdiğini ve bunlarında geçeceğini söyledi. Ancak devamında yaklaşık 6 hafta eski ağrılarımı arattıracak derecede şiddetli ağrılar yaşadım. Daha sonra babamın tavsiyesi üzerine Kocaeli’nde Prof.Dr. ………………….’a gittim. Kendisi buraya kadar olan yazımı okuyup raporlarımı inceledi. Nedensiz bir şey olamaz diyerek benden bazı testler istedi ve olumsuz bir şey bulamayınca psikiyatri uzmanı Prof.Dr…………………’a gönderdi. O da tiroid testleri istedi ve sonra rahatsızlığımda psikolojik sebeplerin etkilerini araştırmak için seanslar uyguladı. Sonucunda psikolojik etkinin olmadığı kanaatini getirdi. Tiroid testlerinde ufakta olsa sorunla karşılaşınca Acıbadem Hastanesi’nde bu konuda tedavi gördüm. 2007 senesinin Eylül ayında yine arkadaşım Dr. Ömer KARAHAN bana e-posta ile bir link yolladı. Prof.Dr.Turan USLU’nun hazırlamış olduğu web sitesinde fibromiyalji hastalığını anlatıyordu. İncelediğimde sanki siteyi ben hazırlamışım hissine kapıldım. Tamamen benim çektiğim sıkıntıları ifade ediyordu. İlk işim Turan Bey’den randevu almak oldu. Turan Bey 25 yıllık çektiğim ızdırabı çok iyi anladığını belirtti. Hastalığımın bende kronikleşmiş olabileceği düşüncesiyle normalde kademeli olarak uyguladığı farklı tedavi süreçlerini aynı süreçte ve çok geniş çapta uygulamamızı tavsiye etti. Beni anladığını yüz ifadesinde çok net hissettiğim için tereddütsüz kabul ettim. İlk iş iğnelerle haftada bir gün bacak ve sırt bölgelerinde belli noktalara uygulamalar yaptı. Yine hafta da bir gün serumla magnezyum takviyesi ve iğneyle vitamin takviyesi yaptırdı. Ozon takviyesi yaptırdı. Akupunktur tedavisinin dışındakileri ilk bir ay haftada 1 defa, 2.ay 15 günde 1 defa, 3.ay ayda 1 defa yaptırdı. Toplam 3 ayda tüm tedavi programım tamamlandı. Tedaviyle beraber başladığım anti-depresan ilaç tedavisi yaklaşık 1 senedir devam etmekte. Tedaviye başladığım ilk ay çok olumlu gelişmeler hissettim. Tedavimin 2. ayından 4. ayına kadar sadece 2 defa ağrı yaşadım. O tarihten bu güne kadar 1 seneyi aşkın süredir hastalığımla ilgili hiçbir sıkıntı yaşamadım. Her gün yaşadığım ağrılardan tamamen kurtuldum. Bu konuda Prof.Dr.Turan USLU Bey’e ne kadar teşekkür etsem azdır. Memnuniyetim üzerine vücudunun çeşitli adalelerinde sıkıntılar yaşayan ailemden ve arkadaşlarımdan birçok kişiye Turan Bey’i tavsiye ettim. Onlarda benden sonra başlayıp benden önce bitirdikleri tedavilerinin neticelerinde sağlıklarına kavuşup çok memnun kaldılar. Hiçbir yan etkisinin olmadığına inandığım tedavi yöntemleriyle güven veren Prof.Dr.Turan USLU Bey’den, onun uzmanlık alanına giren rahatsızlıklarda çekinmeden tedavi görülmesi gerektiğine yürekten inanıyor ve tavsiye ediyorum.
Gökhan SÖĞÜT 04 Mart 2009
------------------------------------------------------------
18.12.2008 akşamı sol ayağımın tabanından başlayıp baldırım ve bacağımın yukarılarına kadar çıkan acı hissediyordum. Ertesi gün sabah kalktığımda ayağımın üzerine basamıyordum. Bunun üzerine özel bir hastanede ortopedi ve travmatoloji uzmanı bir profösörden randevu alarak hastaneye gittim. Doktor muayene sonucunda rahatsızlığın toplar damarla ilgili olabileceğini bu nedenle de doppler çekilmesi gerektiğini söyledi ve ağrılarımı azaltması için de ağrı kesici bir iğne yaptı. Eğer dopplerde bir sorun olmadığı görülürse basit bir kas ağrısı deyip geçilecekti. Bunun yanında da romatizmal olup olmadığını anlamak için de birkaç tane kan testi istedi.Bunun üzerine doppler çekildi, kan tahlilleri yapıldı. Ertesi gün doppler ve kan testlerinin sonuçlarının normal çıkmasıyla birlikte doktor istirahat vermeyi lüzumlu görmeyerek ayaklarımın daha rahat edebilmesi için verdiği bir ayakakabı mağazasının kartıyla fazla da bir açıklama yapmayarak beni uğurladı. Haftasonu evde istirahat etmeme rağmen ayağımın üzerine basamadım. Haftabaşında işe gittim, ama ayağımın üzerine basamadağım için aynı gün aynı profösörden randevu aldım. MR çekilmesini istedi ve hastanenin malum ününden de kaynaklanan yoğunluğundan ötürü akşam MR için randevu verildi. MR sonucunda bacağımda ve ayağımda ödem ve tendinit olduğu görüldü. Bunun üzerine doktor 1 hafta rapor verdi.  Ayağıma buz tedavisi uygulamamı verdiği antienflamatuar ilaç,kas gevşeticileri düzenli kullanmamı, bandaj yerine diz altı varis çorabı giymemi önerdi. Ben de bir an önce geçmesini her şeyden çok istediğim için bana denilenleri 1 hafta boyunca yaptım. Günler geçiyor ben verilen ilaçları düzenli kullanmama, ayağımı sürekli dinlendirmeme rağmen ayağımın üzerine hala basamıyordum. Daha sonra gittiğim doktor yurtdşında olduğı için tanıdığımızın tavsiyesi üzerine bir Üniversitesite hastanesinde ayak ve ayak bileği üzerine uzman bir doçente muayene olmaya karar verdim. Muayene sırasında ayağıma bakıp MR sonucumu okuyan doktora benzer rahatsızlıklarımın daha önce de üç-dört defa farklı yıllarda olduğunu ama en fazla bir hafta sürdüğünü söyledim.Doktor bunun yüzde 90-95  romatizmal olduğunu söyleyerek beni bir romataloga yönlendirdi. Bunun üzerine iki romatologa gittim. İlki Rahatsızlığımı dinledi, daha önce de olmasından ve İzmirli olmamdan yola çıkarak FMF olabileceğimi söyledi. Ama bu hastalığın belli bir testi olmadığını söylerek benden ilk aşamada romatizmal olup olmadığını araştırmak için tahliller istedi. Diğer romatolog ise rahatsızlığımın zorlamadan kaynaklanmış olabileceğini ama istenen tahlillerin çıkmasından sonra beni yine görmek istediğini söyledi. FMF tezini kendisine sorduğumda olabileceğini ama çok kuvvetli bir ihitmal olmadığını söyledi. Birleştikleri nokta ayağımın üzerine basmamam, istirahat etmem ve bu rahatsızlığın geçmesinin bir süre alacağıydı. Tahlillerim çıkınca her ikisine birden tekrar gittim. İlk gittiğim romatolog bel tomografisi ve başka tahiller isteyerek hala FMF ihtimali üzerinde durulması gerektiğini söyledi. Diğeri tahlilerin sonucunun temiz olduğunu söyleyerek bana ayağımı yormaman için 10 gün istirihat verdi. Ama tabii kimse kesin bişey söyleyemiyor; bir daha olursa yine gitmemi öneriyordu. Bu arada çekilen bel tomografim de temiz çıktı; ama ayağım hala aynı durumdaydı: Üzerine basamıyordum. Bu arada acaba FMF miyim; niye bu kadar zaman oldu geçmedi; niye oldu gibi sorularla zihnim allak bullaktı. Son bir umut olarak nasıl ayakkabı giymem gerektiği, faydalı olabilecek hareketleri sormak için bir spor hekimine gitmeyi düşünürken internette Doktorum Prof. Dr. Turan Uslu’nun sayfasına ulaştım. Hemen Turan Bey’den randevu aldım. Randevumun olduğu gün randevu saatinin gelmesini beklerken 3 haftayı geçmesine rağmen hala ayağımın üzerine basamadığım için moralim çok bozuktu.Elimde bir sürü tahlil dersine çok iyi çalışmış bir öğrenci gibi odasına girdim. Kendisine o zamana kadar bütün olanları anlattım. Beni büyük sabırla dinledi ve sen asla FMF falan değilsin dedi. Bacağımda ve ayağımdaki ödem ve tendinitin aşırı zorlama sonucu kas spazmına bağlı oluştuğunu söyledi. Şikayetlerimi dinledikten sonra beni muayene etti ve “Şimdi yapacağım şeyden sonra bana teşekkür edeceksin dedi”  Şaşkın ne olacağını beklerken hemen kortizon mu diye sordum. Kortizon olmadığını istesem de yapmayacağını söyledi. Akupunktura benzeyen ama akupunkturdan biraz daha farklı kuru iğne tedavisinin ilk seansı işte o zaman yapıldı. Turan Bey tedaviden sonra kalkıp yürümemi istedi.” Şaka yapıyor” diye düşünürken kalktım, gayet güzel yürüdüm. O an o kadar mutlu oldum ki anlatamam!!! Bir ayın sonunda şikayetim büyük şekilde azalmış yürüyordum. Turan Bey bunun daha ilk seans olduğunu en fazla 6 seansta şikayetimin tamamen geçeceğini ve bu tedavinin kas spazmını çözmeye yönelik olduğunu söyledi. Artık istediğim kadar yürüyebileceğimi sadece tedavi bitinceye kadar yüksek topuklu ayakkabı giymemen gerektiğini söyledi.Ben gerçekten ne diyeceğimi bilemiyordum. İkinci seanstan sonra ise şu an artık hiç sıkıntım olmadan yürüyorum. 1 ay boyunca tüm gittiğim doktorlar kati süretle dinlenmemi önerirken ne zaman iyileşeceğine dair kesin bir şey söyleyemezken Turan Bey kafamdaki tüm soru işaretlerini kaldırdı. Tedavi henüz iki seans olmasına rağmen sıkıntısız bir şekilde yürümemi sağladı. Doktor Bey’e bu tedaviyi uyguladığı için minnettarım ve çok teşekkür ederim…
TUGCE CANKAYA – Vodafone 23 Ocak 2009
------------------------------------------------------------
Sevgili Turan USLU 14 Aralık 2008 tarihinde sağ tarafımdan felç oldum. Yerinde müdahaleleriniz ve kuru iğne tedavisiyle şu an yürüyorum. Hatta bastonsuz yürüyorum. Kendi kişisel bakımımı kendim yapıyorum. İlk günlerdeki yatalak kalmak endişelerim çok geride kaldı. FELÇLİ  OLANLAR, SİZLER DE KORKMAYINIZ. ERKEN TEŞHİŞ VE TEDAVİYLE ÖZELLİKLE KURU İĞNE TEDAVİSİYLE YÜRÜYEBİLİR, ELLERİNİZLE HAYATA BİR DAHA TUTUNA BİLİRSİNİZ…
SAĞOLUN TURAN HOCAM…
Ahmet ŞEYHO
------------------------------------------------------------
Ben tedavi sürecimi benim durumumda olan hastalara anlatmayı bir borç biliyorum . Sol ağağımdaki şiddetli ağrılarım nedeniyle gittiğim hastanedeki doktorlar benim hastalığımın  çok ilerlemiş bel fıtığı olduğunu ve amaliyat olmam gerektiğini söyledi. Başka bir hastanenin fizik doktoruna gittim ve o doktorda bana ameliyat olmam gerektini söyledi. Ama ben bel fıtığı ameliyatı hakkında yaptığım araştırmalar sonucu bu ameliyatın kesin çözüm olmadığı ve hatta ciddi riskler taşıdığını öğrenince ameliyatı olmadan tedavi yöntemleri bulabilirmiyim diye araştırmaya başladım . Daha önce  4 defa bel fıtığı ameliyatı olupta şikayetleri geçmeyen ve Turan Hocanın tedavisiyle tamamen bu şikayetlerinden kurtulan  bir ağabeyimiz , ameliyat olmayıp Turan Hocaya muayene olmamı söyledi. Bu bana Allahın bir lütfudur. Turan Hoca muayene ve mr sonuçlarından sonra benim ameliyat olmam gerektiğini , ameliyattan on gün sonra gelmemi söyledi. Ameliyat oldum ve on gün sonra tekrar gittim. Şunu söylemeden geçemiycem . Turan Hoca hastalarına , bilinen doktor hasta ilişkisi şeklinde değil ; sanki onu muayenehanesinde ziyarete gelmiş misafirleri gibi davranıyor. Bu benim açımdan önemli bir ayrıntıdır. Bel fıtığı ameliyatı olanlar çok iyi bilirler. Ameliyat sonrası bel bölgesinde hareketleri kısıtlayan ağrılar oluyor. Tedavi için hasta yatağına ağrılarımdan dolayı zorlanarak uzanabildim. Tedavi bittikten sonra rahatlıkla yerimden kalkabildim ve ilk defa kendimi bukadar rahat hissetmiştim. Bu tedavinin hemde daha ilk defasında bukadar etkili sonuç vereceğini açıkçası bende beklemiyordum. Sonucun bukadar faydalı olması , moralmende kendimi iyi hissetmemi sağladı. Altı seans devam ettim ve işimin başına döndüm ve hiçbir sorun yaşamadım. Turan Hocam Allah sizden razı olsun.
Nejdet Bozkur – Bursa 21 Ağustos 2009
------------------------------------------------------------
İğnenin ucundaki güleryüzlü mucize “HASTANE” adı birçoklarınız gibi, beni de oldum olası ürkütür. Hele yüzü hiç gülmeyen doktor ve asık suratlı, sürekli azarlayan personele de rastlarsanız, sıkıntınız bir kat daha artar. İNSAN vücudu, yaşlandıkça eski otomobiller gibi, çeşitli arızalar çıkarır. TIPKI benimki gibi… Kendimi kale gibi hissederken, son birkaç aydır sağ kolumda, çeşitli hareket zorluğu başladı. BU kaygıyla; methini duyduğum Bostancı’daki Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gittim. Burası bir devlet hastanesi… Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü Başkanı Prof. Dr. Turan Uslu’nun odasına girdiğimde, ilk dikkatimi çeken şey, sürekli gülen ve insanı rahatlatan yüzü oldu. Turan Hoca; yaptırdığı bir-iki hareketten sonra hemen Intramüsküler Stimülasyon (INS) denen “Kuru İğne Tedavisi”ne başladı. Turan Hoca; kolumun arızalı bölümünü, tıpkı akapuntur gibi, ince ve uzun bir iğneyle delmeye başladı. Bir hayli rahatlamıştım. Sonra da; makine tedavisi için fizyoterapistlerin bulunduğu bölüme gönderdi. Yukarıda yazdığım gibi, orada da asık suratlı birilerini bekliyordum. Ancak düşüncelerimin aksine, hepsi tıpkı hocaları gibi güleryüzlüydü. Dikkat ettim; yalnızca bana karşı değil, tüm hastalara aynı hassasiyetle yaklaşıyorlardı. İKİ hafta süren iğne ve makine tedavinin ardından; benim aylardır zorlandığım sağ kolum, neredeyse eski halini almaya başladı. Artık kolumu rahatlıkla kullanabiliyorum. Teşekkürler Turan Uslu Hoca… Teşekkürler güleryüzlü fizyoterapistler; Refhan Onsekizoğlu, Şerife Özcan, Nazan Vural, Fatma Cici, Rabia Çetin ve Hülya Çağlıyan Hartavioğlu hanımefendiler. İNSANİ değerlerin gittikçe zayıfladığı günümüzde; böylesine insancıl ve işini oldukça iyi yapan sağlık personelinin bulunması, beni oldukça umutlandırdı.
KUBİLAY ÇELİK 26.12.2007
------------------------------------------------------------
Spor Adamıyım. Aktif spor da yaptım. Spor yapan herkes gibi ben de sakatlandım. Özellikle  ve  boyun bölgemde ciddi ağrılarım oldu. Boyun fıtığı ve bel fıtığı  başlangıcı teşhisiyle Prof. Dr. Turan USLU Bey’e müracaat ettim. Kuru iğne tedavisiyle uygulanan seanslar sonrasında sağlığıma kavuştum. Sabahları bel ağrım olmadan uyanıyorum. Uzun süre ayakta kalmama rağmen belim ağrımıyor. Boynumu rahatça sağa-sola çeviriyor , omuzlarımın arkasını uzun zaman sonra rahatça görebiliyorum. TEŞEKKÜRLER TURAN HOCAM.ELLERİNİZE VE İĞNELERİNİZE SAĞLIK… Mehmet ŞEYHO Samanyolu Haber TV Spor Müdürü
Merhabalar,
Bel fitigi nedeniyle yasadigim agrilarim ve neden oldugu agrı depresyonunun doruklarinda iken Prof. Doktor Turan Bey ile tanisma firsatimiz oldu.Kendisini internetten sans eseri bulmus ve gitmeye karar vermistim. Iyilesmem icin bir umut olur belki demistim.. Beni igne tedavisi gibi bir nimetin bekledigini bilmeden…
Guleryuzlu ve sicak bir karsilama sonrasi muayeneye basladi. O da ne.., İgne tedavisi baslamisti bile..Ne oluyor dememe fırsat kalmadan da bitmisti … Kalkabilirsin dedigini duyar duymaz, gozyaslarim eslik ederken soylenmeye basladim:
“Ne oldu ?  Ne yaptiniz bana?”
Anlayacaginiz ortam biraz gerilmisti..
Halbuki o gun bu tedaviyi almamin suan en az %50 azalmis agrisiz guzel gunlerimin bir baslangici olacagini nereden bilebilirdim.. O gun doktor beyi cok uzdum maalesef..  Odasindan cok mutsuz ayrilmadim..
Ama o yolcu ederken hala guleryuzunu koruyup kendinden emin ve rahat bir sekilde iyileseceksin hic merak etme diyordu…Moral vermeye devam ediyordu..
Ve tum bunlari demek zorunda da degildi aslinda..Uslubunu ve guleryuzlulugunu hic bozmadi ..Bana bu konuda bilgi alabilecegim kaynaklari verdi oku mutlaka dedi… Bense bir daha asla gelmem diyerek ayrildim…
Ertesindeki hafta icinde bir baktim artik yataktan agriyla kalkmiyorum yada ayakta durma dakikalarimi hesaplamaz olmusum…Yok canim olabilir mi etkisi derken esim neden bir kez daha denemiyorsun dedi..
Okudugum kaynaklarda da yapilan tedavi aslinda cok ta mantikli gelmeye baslamisti..
Ama doktor beye cok ayip ettik olur mu eder mi derken 2. ve 3. seanslari da bu hafta aldim. O ise bilgisayarindaki notlari olmasa olayi coktan unutmustu bile:)
Bu 3 seans sonrasi hayatim simdiden normale donmeye basladi bile. Is yerimde mesela toplanti sirasinda bir oturup bir kalkmak zorunda kalmiyorum..Veya otobuste ayaklarimi mutlaka dayamam gereken yer aramiyorum…Bazen belimin dertlerini unuttugum bile oluyor..
Kendisine buradan hem sabri hemde bu essiz tedavi icin birkez daha tesekkur etmek istiyorum..
Cok tesekkurler Hocam
Saygi ve sevgilerimle
Ayse Turunc
055556936176
Nortel Netas
Elektrik-Elektronik Muhendisi
------------------------------------------------------------
3 yıl önce iş yerinde üzerime bir  metal bloğu düşmesi sonucu ağır bir iş kazası geçirdim. Her iki leğen kemiğim ve bunların bağlantı kolları kırıldı, mesanem patladı. Bel ve bacak bilgesindeki sinirleriminde zedelendiği söylendi. Ürolojide 4 defa ameliyat oldum. 6.5 ay yatalak kaldım. Ayağa kalktıktan sonra da muhtelif ameliyatlar oldum. Bu ameliyatlara rağmen idrar kaçırmam devam etti, cinsel fonksiyonlarımı tamamen kaybettim. Yürürken 5 dakikadan fazla ayakta duramıyordum. Yürürken sendeliyordum. Sonra çok sayıda hastane ve doktor dolaştım. Ancak şikayetlerimde çok az azalma oldu. Daha sonra bir tanıdık vasıtasıyla Prof. Dr. Turan USLU’yu  buldum. Belime ve kasıklarıma ismini bilmediğim iğneler yaptı. Şuan 5. seanstayım yürümem %60 düzelmiş durumda. İdrar kaçırmam tamama yakın düzeldi. Ancak hapşırma, öksürük gibi durumlarda zaman zaman oluyor. Erkeklik organımda da sertleşme başladı. Tedavim halen devam etmekte.
Prof. Dr. Turan Uslu’ya teşekkür ederim.
20/10/2009- MEHMET ÇETİN
------------------------------------------------------------
İnsan bir hastalığa yakalanınca iyileşemeyeceğini zannediyor. Halbuki vücut sarayındaki her derdin dermanı var… Mesele doğru kapıyı bulmak, o dermana ulaşmak…
Mesela ben sürekli terlerdim ve en ufak bir rüzgarla da boynum, omuzlarım tutulur, ağrılar çekerdim. Boynumdaki tutulma başımda da ağrılar yapardı.
Masajlar, kaplıcalar, kas gevşeticiler çözüm olmadı.
Prof. Doç Dr. Turan Uslu Bey ile tanıştım. İşini bilen bir doktor olarak, gayet emin, “Hallolur inşallah” dedi. Ben, işin doğrusu çok da emin değildim.
Sonra, ilk seansı uyguladı. Yaptığı şey, boyundaki belli noktalara akapunktur iğnesi benzeri iğnelerle müdahale etmekti. İlk seanstan sonra baş ağrım kayboldu. İğneler çok ince olduğundan, iğne acısı da vermiyordu ve ne yaptığını da tam anlamıyordunuz.
Sonraki seanslarla oldukça rahatladım. O gün bu gündür, boynumda, omuzlarımda tutulma ve ağrı yaşamıyorum. Şu anda altıncı seansı uyguladı. Belki bir kaç seans daha olacak.
Bana, bu basit vesileyle şifa bahşettiği için Rabbime şükrediyor, şifaya vesile bir el olarak hizmet eden doktor beye de teşekkür ediyorum.
Bu mesajı, yaklaşık on yıldır bu sıkıntıları çeken birisi olarak, “şimdiye kadar niye haberim olmadı” diye düşünen benim gibi başkaları da vardır diye yazıyorum.
Demek nice sıkıntılı hastalıkların, ne kadar basit, fakat bilinmeyen, insanların habersiz olduğu çareleri var…
Mehmet Akar, İlahiyatçı, Yazar
------------------------------------------------------------
Sizinle tanışmadan önceki 3 ayım tam bir cehennem azabı içinde geçti. Boynumda ensemden beynime doğru beni canımdan bezdiren ağrılar çekiyordum. Kısa bir süre sonra bu ağrılar ensemden sırtıma doğru yayılmaya başladı. Çektiğim ağrılar yüzünden uyku düzenim bozuldu, işime gereken hassasiyeti gösteremez oldum. İstanbul’un en büyük hastanelerine başvurdum, birçok doktora muayene oldum.
Kimi boyun fıtığı  ameliyatı olmam gerektiğini, kimi fizik tedavi görmem gerektiğini söyledi. Söylenen her şeyi yaptım ancak derdime derman bulamadım. Ağrıların sona ermesini bırakın, artmaması için dua etmeye başladım. Fakat ağrılar durmak yerine giderek artıyordu. Sonunda yeğenimin bir tanıdığının benimle aynı şikayetleri olduğunu ve sayın Uslu sayesinde sağlığına kavuştuğunu öğrendim. Ben de aynı yola başvurdum.
Sayın Prof. Dr. Turan Uslu beni baştan aşağı muayene etti ve ameliyat olmam gerekmediğini, beni en kısa zamanda sağlığıma kavuşturacağını söyledi. Ertesi gün beni muayenehanesinde kabul etti ve iğneleme yöntemiyle tedaviye başladı. İlk seansta ağrılarım yüzde 20 oranında azaldı. Yaklaşık bir ay boyunca 4-5 gün gibi aralıklarla uygulanan seanslar sonunda sağlığıma tamamen kavuştum. Boynum ve sırtımdaki ağrılar kayboldu. Kendimi şimdi eskisinden daha zinde ve güçlü  hissediyorum.
Bana uyguladığı  tedaviyle beni sağlığıma kavuşturan Prof. Dr. Turan Uslu’ya şükran borçluyum, kendisine teşekkür ediyorum.
Eyüp GÜNTAY
Güntay Şirketler Topluluğu
Yönetim Kurulu Başkanı
14 Ekim 2009 Çarşamba
------------------------------------------------------------
TURAN bey size çok ama çok teşekkür ederim, size gelmeden önce gitmediğim kapı kalmamıştı..bu duruş bozukluğu hayatımı zehir etmişti…her gün işkence çekiyordum..ama Allah sizi karşıma çıkardı…şimdi çok iyiyim belirgin bir iyileşme var..ve herkes fark ediyor ..artık daha dik ve kendimden emin yürüyorum..size çok teşekkür ederim..o güler yüzünüz hiç eksik olmasın..bu mesajımı benim gibi sorunu olan diğer hastalarla paylaşmanızı isterim..çünkü bu sorunla yaşayan çok kişi var onlarında artık kurtulmasını istiyorum..saygılarımla
Ercan Cellat
------------------------------------------------------------
Merhaba,
Ustun hizmet kalitesi icin Sema Hastanesine, mukemmel teshis ve  tadavisi icin doktorum sayin Turan Uslu Bey’e cok tesekkur ediyor,  karsima bu hastaneyi ve doktoru cikaran Allah’ima cok ama cok  sukrediyorum.
2004 Ocak ayi’nda 1,5 ay suren cok siddetli bir bel agrisindan sonra  omuriligimde buyukce bir tumor buldular ve acil bir sekilde ameliyata  alindim Los Angeles’ta. Ameliyat basarili gecti, ne var ki semptomlar  gecmedi, hatta bazilari agirlasti.  Devamli bel ve bacak agrilari,  halsizlik, yorgunluk ve kamburluk en bastakiler. Bir ara gunlerim 8-9 saate dusmustu. Bir de bazen saatte bir, bazen yarim saatte, hatta 15  dakikada bir tuvalete gitmek zorunda kalmalar. Toplantilar ve  yolculuklar benim icin kabus olmustu.
Bu arada iki fizik tedavi doktoru yanlis teshisleriyle meseleyi  katladi. Ilki cekilen CAT SCAN in ardindan bende cok ciddi bir  romatizma oldugunu, ilerleyen yaslarda tekerlekli sandalyeye mahkum  olma ihtimalimden bahsetti. Ikincisi ise cekilen MRI’a bakarak bende  yeni bir tumor oldugunu soyledi. Bu teshislerin yanlis oldugunu  anlayana kadar gecen iki aylik zamani tahmin bile edemezsiniz.
Bir de cinsel problemler vardi ki eh şunlari halledelim ona da sonra  bakariz artik diye dusunmustum. Kendi cerrahim ve diger birkac  konusunun uzmani doktordan sonra bilenler bilir dunyanin en kalburustu  yerlerinden Newport Beach’te bir doktora da gittim. Fakat hepsi ayni  seyi soylediler: boyle buyuk bir ameliyattan sonra bunlar normal,  tedavisi yok, kusura bakma yardimci olamayacagiz, onun icin para da  almiyorum… Fizik tedavi doktorlari da ayni sekilde.
Sema’da 1,5 aylik tedavi sonunda yeniden dogmus gibi oldum. Meger o  agrilarin ve problemlerin cok hizli ve etkili bir tedavisi varmis. Bonus olarak bizim cinsel problemler de cozuldu. Ailecek sevindik
Ictigim ada manzarali caylar da isin zevki oldu.
Faruk Aysu
------------------------------------------------------------
Merhaba, Ben uzunca bir suredir Amerika’da yasayan, gecirdigim buyuk bir  ameliyat, onun oncesi ve sonrasiyla tecrubeli bir hastayim.
Yaklasik 3-4 yildir siddetli basagrilari cekmekteydim. Birkac defa  CATSCAN, MR cekildi, herhangi birsey bulamayinca stres dedi doktorlar.  Fakat agrilar bitmedi.
Gecen ay Turkiye’ye tatile gelince tavsiye uzerine Sema Hastanesi’ne  gittim. Tahmin ediyorum diger butun hastalar gibi ben de hastanenin  manzarasi, temizligi ve servisini “exceptional” buldum. Prof. Dr. Turan Uslu  Bey icin randevu aldim. Uc seyden cok etkilendim:
- Birincisi: Daha ilk birkac saniyede cok rahatlatti doktor bey, sicak  yaklasimiyla.
- Ikincisi: Teshis cok hizli ve dogruydu. Neyin var dedi, basim  agriyor dedim. Agrir tabii dedi, sok oldum. Israf-i kelam etmeye  ihtiyac duymadan teshisi koydu hemen: boyun fitigi (Sonra boyun MR’i  ortaya cikardi ki dogru imis)
-  Ucuncusu: Hemen tedaviye basliyorum dedi, zap diye bir igne batirdi  boynuma, ben ah diyecektim ki tadavi bitmis birkac igne daha  batirdiktan sonra. Yani tedavi de cok hizli ve etkiliydi.
Ertesi gun 3-4 yil sonra ilk defa basim dik gezebildim, daha ne  diyeyim. Hemen esimi de goturdum bir sonraki seansa, sirt agrilari  icin. Doktor beyden bana batirdigi kadar ona da igne batirmasini  istedim. Hayat musterek
Kayinvalidemin de bir rahatsizligi var kolunda. Aradim, Turkiye’ye  gelmesini soyledim hemen.
Omer Gokce 14 Mayıs 2009
------------------------------------------------------------
Ben 2 çocuk annesi bir bayanım ayak tabanlarımdaki yanmadan ve topuklarımdaki ağrıdan dolayı  uzun süre ayakta kalamıyor ve aşırı yorgunluk hissediyordum bu durumdan dolayı çok rahatsızdım Prof. Dr Turan beyin ayak tabanlarıma uyguladığı IMS kuru iğne tedavisi ile ayak tabanlarımdaki yanma ve ağrıların gittiğini bizzat müşahede ettim.
Aynı sorunlar annemde de vardı, Ankaradan annemi bizzat tedavi olması için istanbula çağırdım ve tedavi sonucunda annemde çok memnun kaldı. Prof. Dr Turan beye çok teşekkür ederim. Herkese tavsiye ederim..
Turan bey Allah razı olsun gerçekten çok teşekkür ederim,
Şule Demir
------------------------------------------------------------
Yaklaşık 4-5 aydır sol  kolumdaki ağrı nedeniyle iş yapamaz, hatta uyuyamaz hale gelmiştim. Bununla ilgili birçok branşa gittiğim halde derdime çare bulamadım. En son gittiğim ortopedi doktorum beni özellikle Turan beye yönlendirdi. Fizik tedavi yöntemlerinin geçici çözümler olduğunu düşündüğümden ve iş yoğunluğum nedeniyle düzenli olarak bu tedavilere gidemediğimden bir çare bulmak konusunda umutsuz olduğumu söyleyince bana, Turan beyin başka doktorlara benzemediğini, o yüzden özellikle ona yönlendiğini belirtti.  Daha seansım bitmediği halde (2 seansım daha var) uyguladığı enjeksiyon yöntemiyle sol koluma tekrar kavuştum. Ağrım yok oldu, kuvvet gücünü tekrar kazandım. BEN BU TEKNİĞE ”SİHİRLİ EL TEKNİĞİ” DİYORUM ŞİMDİ.
Şimdi boşuna bunca zaman bu sıkıntıyı çektiğime üzülüyorum. Çevremdeki herkese de öneriyorum.
Annemi de götürüyorum şimdi. İnşallah onun sıkıntısından da kurtulacağım.
Binlerce kez teşekkürler.
Yasemin SAYGIN – Bireysel Pazarlama Yetkilisi
Türkiye Finans Katılım Bankası-Pendik Şube
------------------------------------------------------------
2008 yılının Temmuz ayında  sol el bileğim kırılmıştı (Distal radius uç kırığı). Acil olarak götürüldüğüm hastanede gerekli operasyonlar yapıldıktan sonra, sol kolum  yaklaşık  birbuçuk ay alçıda kaldı. Alçılı geçen süreçten sonra, sol kolum ve bileğim kesinlikle dönmüyor ve çeviremiyordum .Operasyonu olduğum hastanenin fizik tedavisini gitmeye başladım ama kolum, elim, bileğim beton gibiydi ve fizik tedavi süreci çok zorlayıcı geçiyordu. Evime çok yakın olan Turan beyin muayenehanesine bir gün elimi göstermek için randevu aldım. Daha ilk seansta uyguladığı iğne tedavisi yöntemi, elimi ve bileğimi açtı, kolum  1 hafta sonra yüzde 90 oranında eski halindeydi. Birhafta sonra kolum o kadar iyiydi ki, tatil hayallerimi gerçekleştirdim. Şimdi de Boyun ağrılarım nedeniyle Turan bey boynuma ve sırtıma iğne tedavisi uyguluyor. Kollarıma kadar yayılan ağrılarımın da bu şekilde geçeceğine ve onun için de Turan beye bir kez daha minnettar olacağıma eminim.
Aydın Erdinçgil – Bankacı
------------------------------------------------------------
Ağrı ağrı… Bir ağrı… Allah kimseye vermesin!..
Dünyanız kararıverir. Koşturmakta olduğunuz bir yere yetişememe kaygısından öte bir şeydir bu. Bedeninizle birlikte zihninizi de işgal etmiş  bir çaresizlik duyarsınız. İşleriniz kalır, hareketiniz kısıtlanır, dünyanın dönüş hızı yavaşlar. Daha dün söz verdiğiniz her şeyi ertelemeye çalışırsınız. Derhal kendiniz olmaktan çıkmış, eğri büğrü yürüyen, ağrılarıyla barışmaya çalışan ve hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını düşünen tedirgin ruhlu bir zavallı olmuşsunuzdur. Biraz tevekkel davranır bunu kabullenmeye başlarsınız ama içinizden bir ses size hiç durmadan “Tamam, karizma çizildi, buraya kadar!” demektedir.
Hayatınızda yeni bir süreç başlamıştır: Hekimler, görüntüleme merkezleri, daha uzman hekimler, ameliyat ihtimalleri, daha daha uzman hekimler, damdan düşenlerin önceki tecrübeleri vs. vs… Derken yolunuz Turan Uslu’nun eşiğine düşer.
Bel fıtığı olduğumu tahmin etmişsinizdir herhalde!..
Önce onu bir akupunktur uzmanı, yaptığı işi de bir akupunktur tedavisi zannedersiniz ama hakikat öyle değildir. Uygulanan yöntem bir kuru iğne tedavisidir ve söylenenlere bakılırsa o bu konuda hazık hekimdir.
İtiraf etmeliyim ki muayenehanesinden içeri girdiğimde sayısız şüphelerim vardı. “Kasları gevşeteceğiz hocam!” falan diyordu. Kaslarım kasılmış ve kısalmışmış. Neyse işte!.. Sonra masasında, adının başına Prof. Doç.Dr. yazılmış bir isimlik okudum. Şüphelerimin yarısı gitti. Ağrılarım hakkında ön bilgiden ve incelediği MR sonuçlarımdan sonra sedyeye uzandım. Hayret!.., Kalktığımda ağrılarımın da yarısı gitti. Kaç günlerdir aman vermeyen ağrılardı üstelik bunlar. Birkaç iğne batırmıştı, o kadar… Üç gün sonra yeniden, beş gün sonra yeniden, derken hepsi gitti. Beşer onar dakikalık seanslarda la-teşbih bir mucize!..
Şimdi mi?
Hiiiç!.. Yine koşturuyorum vesselam!..
Ve, teşekkür ederim sevgili doktor, Allah seni sevsin, sevindirsin…
Prof Dr İskender Pala - 02.02.2009
------------------------------------------------------------
03.10.1970 İstanbul doğumluyum. 1983 senesinde ayak bileğimde ağrılarım başladı. O dönemlerde, aile doktorumuz olan Dr. ……….. Bey’e gittim. Bu ağrıların gelişmekte olan vücutlarda olabileceğini,  ergenlik yaşına kadar hatta 21 yaşına kadar sürebileceğini söyledi. Sonraları ağrılarım diz üstü kaslarıma kadar ilerledi. Daha sonraları da belime kadar geldi. 1991 senesinden itibaren birçok doktora gittim. Ağrılarım yıllar geçtikçe sırtıma ve en son omuzlarıma kadar çıktı. İlk yıllarda kışın şiddetli yağmurlarda başlayan ağrılarım sonraları hafif yağmurlarda da oldu. İlerleyen yıllarda yağmurdan 2-3 gün önce başlayan ağrılarım yağmur yağana kadar devam etti. Daha sonra yağmurdan 7 gün önce başlayıp yağmur yağana kadar sürdü. Rahatsızlığım öyle bir hal almıştı ki ağrılarım başladığında 7 gün sonra (+/-) 1 saat tolerans ile yağmurun yağacağı saati tahmin edebiliyordum. Sadece kış aylarında olan ağrılarım 2000 senesinin yazına kadar devam etti. Rahatsızlığım daha da ilerlediği için ağrılarım artık sadece yağmurda değil yazın nemde de oluyordu. Ve sadece ağrı çektiğim süre artmıyor ağrı şiddetimde çok artıyordu. En şiddetli ağrı kesiciler bile fayda etmiyor günlerce yatmak zorunda kalıyordum. Yaz aylarında tatile çıktığım Bodrum dışında her yerde ağrılarım oluyor. Mesela Kemer en sevdiğim tatil yeridir fakat nemden dolayı yazın şiddetli ağrılarım oluyor. Fakat Bodrum’u sevmemekle beraber yaz aylarında hiç ağrım olmuyor. Bunun için, son 5 senedir yazın ağrılarım çok şiddetlendiği dönemlerde tatil için Bodrum’a gidiyorum ve ağrılarımdan kurtuluyorum. Bu tespitimden dolayı tedavi için gittiğim bütün doktorlar tedavi edemedikleri zaman Bodrum’a yerleşmemi tavsiye ettiler. Çocuk yıllarımda başlayan rahatsızlığım için o yıllardan itibaren doktorlara gitmeye başlamıştım. Hiçbir doktor ne rahatsızlığıma teşhis koyabildi ne de ağrım olduğu zaman ağrılarımı dindirebildi. Romatolog, ortopedist, psikolog, psikiyatrist, gitmediğim doktor kalmadı. Her türlü tahlil, röntgen, MR, sintigrafi vs. yapıldı. Bacak ağrılarına neden olabileceği düşünüldüğü için midenin salgıladığı bir çeşit sıvı ve diş eti altında olan bir çeşit taş incelendi. Alternatif tıbbı denedim. Akupuntur, bio enerji, reiki ye gittim. Olumlu sonuç alamadım. Tedavi için değil sadece dayanılmaz ağrılarımı geçici olarak dindirebilmek için yeşil reçete ile bir nevi uyuşturucu verildi. Ama bu bile ağrılarımı hafifletmedi. Doktorlar yapılacak bir şey kalmadığını, sacroiliak eklemde çok hafif iltihap olduğunu ve tırnaklarımın üzerinde olan izlerden dolayı sedef olabileceğini, ikisinin de bu ağrılara neden olamayacağını ancak çok zayıf bir ihtimal bu iki durumun aynı anda olduğundan dolayı ağrılarımı tetikleyebileceğini söylediler. Bir ilaç tedavisiyle bu iki olumsuz durumu düzelterek en azından bu ihtimali de ortadan kaldıracağımızı belirttiler. Bunun için 1 sene boyunca sabah, öğlen, akşam ve yatarken toplam 12 adet Salazopyrin içmem gerektiğini, bu ilacın karaciğere zarar verebileceğinden dolayı 3 ayda bir karaciğer testi yaptırmam gerektiğini söylediler. Bu tedaviyi de yaptım. İlk 3 ay sonunda yaptırdığım karaciğer testi son derece olumlu çıkınca ve karaciğerimle ilgili herhangi bir sorun yaşamayınca daha sonra karaciğer testi yaptırmadım. Tedaviyi tamamladıktan sonra kontrole gittiğimde iltihabın kuruduğunu ve tırnaklarımdaki sedefin durduğunu, ilerlemediğini söylediler. Ancak bacak ağrılarıma bir faydası olmadı. Her doktorun verdiği vaat bende son derece umut yaratıyordu. Tedavi sonrası olumsuz netice umutlarımı yıkıyor, moralimi bozuyordu. Artık en azından hayal kırıklığı yaşamamak için hastalığım için arayıştan vazgeçtim. Seneler sonra arkadaşım   Dr. ………….. bana Judy COLE’dan bahsetti. Kendisi benim için çok önemli referans olduğu için Dubai’ye gittim. 24.04.2004 tarihindeki muayenemin sonunda bana 15 yaşlarımın başlarında örümcek ya da buna benzer bir böcek ısırmasından dolayı vücudumda bir bakteri oluştuğunu, bunun kaslarıma yerleştiğini ve nemden beslenerek çoğaldığını, vücut direncimin çok zayıfladığını,  karaciğerimin kapasitesinin uzun süre kullandığım bir ilaçtan dolayı çok düştüğünü, bunun için 6 ay alkol almamam gerektiğini, vücudumun domates ve süte alerjisi olduğunu, rahatsızlığımın gıdadan kaynaklanmadığını ama sağlıklı yaşam için uygulamasının zor olmadığı diyet programını tavsiye ettiğini, ilk 3 ay günde 3 defa 7’şer dakika, sonraki 8 ay günde 1 defa 7 dakika zapper kullanmam gerektiğini söyledi. Ayrıca 3 ayın sonunda  3 hafta arayla 2 defa karaciğer temizliği yapmam gerektiğini ve vücudun direncini arttırmak için  çeşitli doğal vitaminler kullanmam gerektiğini belirtti. Söylediklerini uyguladığım takdirde 3-4 ay içerisinde olumlu gelişmeler yaşayacağımı, belirli bir dönemden sonra yumurtaların çatlama dönemine gireceği için ağrılarımın eskisine göre daha şiddetli olabileceğini, moralimi bozmadan tedaviye devam ettiğim takdirde bu ağrılardan kurtulacağımı söyledi. Karaciğerimi etkilemesi olası bir ilacı 12 ay süre ile kullandığım ve 1 bardak süt içtiğim takdirde bağırsaklarımın bozulduğunu bildiğim için Judy COLE’ye son derece güven duydum. Uygulamam gerektiği programa harfiyen uydum. Kendisinin söylediği gibi 3-4 ay sonra olumlu sonuçlar almaya başladım. Ağrılarım geçti. Ne kadar uyursam uyuyayım uykumu alamamış bir şekilde kalkıyordum. Artık 4 saat uykuyla bile çok dinç kalkmaya başladım. Kendimi tüm gün çok dinç hissediyorum. 2004 senesinin kasım ayında yaklaşık 3 haftadır ağrılar yaşadım. Judy COLE yumurtaların çatlama dönemine girdiğini ve bunlarında geçeceğini söyledi. Ancak devamında yaklaşık 6 hafta eski ağrılarımı arattıracak derecede şiddetli ağrılar yaşadım. Daha sonra babamın tavsiyesi üzerine Kocaeli’nde Prof.Dr. ………………….’a gittim. Kendisi buraya kadar olan yazımı okuyup raporlarımı inceledi. Nedensiz bir şey olamaz diyerek benden bazı testler istedi ve olumsuz bir şey bulamayınca psikiyatri uzmanı Prof.Dr…………………’a gönderdi. O da tiroid testleri istedi ve sonra rahatsızlığımda psikolojik sebeplerin etkilerini araştırmak için seanslar uyguladı. Sonucunda psikolojik etkinin olmadığı kanaatini getirdi. Tiroid testlerinde ufakta olsa sorunla karşılaşınca Acıbadem Hastanesi’nde bu konuda tedavi gördüm. 2007 senesinin Eylül ayında yine arkadaşım Dr. Ömer KARAHAN bana e-posta ile bir link yolladı. Prof.Dr.Turan USLU’nun hazırlamış olduğu web sitesinde fibromiyalji hastalığını anlatıyordu. İncelediğimde sanki siteyi ben hazırlamışım hissine kapıldım. Tamamen benim çektiğim sıkıntıları ifade ediyordu. İlk işim Turan Bey’den randevu almak oldu. Turan Bey 25 yıllık çektiğim ızdırabı çok iyi anladığını belirtti. Hastalığımın bende kronikleşmiş olabileceği düşüncesiyle normalde kademeli olarak uyguladığı farklı tedavi süreçlerini aynı süreçte ve çok geniş çapta uygulamamızı tavsiye etti. Beni anladığını yüz ifadesinde çok net hissettiğim için tereddütsüz kabul ettim. İlk iş iğnelerle haftada bir gün bacak ve sırt bölgelerinde belli noktalara uygulamalar yaptı. Yine hafta da bir gün serumla magnezyum takviyesi ve iğneyle vitamin takviyesi yaptırdı. Ozon takviyesi yaptırdı. Akupunktur tedavisinin dışındakileri ilk bir ay haftada 1 defa, 2.ay 15 günde 1 defa, 3.ay ayda 1 defa yaptırdı. Toplam 3 ayda tüm tedavi programım tamamlandı. Tedaviyle beraber başladığım anti-depresan ilaç tedavisi yaklaşık 1 senedir devam etmekte. Tedaviye başladığım ilk ay çok olumlu gelişmeler hissettim. Tedavimin 2. ayından 4. ayına kadar sadece 2 defa ağrı yaşadım. O tarihten bu güne kadar 1 seneyi aşkın süredir hastalığımla ilgili hiçbir sıkıntı yaşamadım. Her gün yaşadığım ağrılardan tamamen kurtuldum. Bu konuda Prof. Dr.Turan USLU Bey’e ne kadar teşekkür etsem azdır. Memnuniyetim üzerine vücudunun çeşitli adalelerinde sıkıntılar yaşayan ailemden ve arkadaşlarımdan birçok kişiye Turan Bey’i tavsiye ettim. Onlarda benden sonra başlayıp benden önce bitirdikleri tedavilerinin neticelerinde sağlıklarına kavuşup çok memnun kaldılar. Hiçbir yan etkisinin olmadığına inandığım tedavi yöntemleriyle güven veren Prof.Dr.Turan USLU Bey’den, onun uzmanlık alanına giren rahatsızlıklarda çekinmeden tedavi görülmesi gerektiğine yürekten inanıyor ve tavsiye ediyorum.
Gökhan SÖĞÜT - 04 Mart 2009
------------------------------------------------------------
18.12.2008 akşamı sol ayağımın tabanından başlayıp baldırım ve bacağımın yukarılarına kadar çıkan acı hissediyordum. Ertesi gün sabah kalktığımda ayağımın üzerine basamıyordum. Bunun üzerine özel bir hastanede ortopedi ve travmatoloji uzmanı bir profösörden randevu alarak hastaneye gittim. Doktor muayene sonucunda rahatsızlığın toplar damarla ilgili olabileceğini bu nedenle de doppler çekilmesi gerektiğini söyledi ve ağrılarımı azaltması için de ağrı kesici bir iğne yaptı. Eğer dopplerde bir sorun olmadığı görülürse basit bir kas ağrısı deyip geçilecekti. Bunun yanında da romatizmal olup olmadığını anlamak için de birkaç tane kan testi istedi.Bunun üzerine doppler çekildi, kan tahlilleri yapıldı. Ertesi gün doppler ve kan testlerinin sonuçlarının normal çıkmasıyla birlikte doktor istirahat vermeyi lüzumlu görmeyerek ayaklarımın daha rahat edebilmesi için verdiği bir ayakakabı mağazasının kartıyla fazla da bir açıklama yapmayarak beni uğurladı. Haftasonu evde istirahat etmeme rağmen ayağımın üzerine basamadım. Haftabaşında işe gittim, ama ayağımın üzerine basamadağım için aynı gün aynı profösörden randevu aldım. MR çekilmesini istedi ve hastanenin malum ününden de kaynaklanan yoğunluğundan ötürü akşam MR için randevu verildi. MR sonucunda bacağımda ve ayağımda ödem ve tendinit olduğu görüldü. Bunun üzerine doktor 1 hafta rapor verdi.  Ayağıma buz tedavisi uygulamamı verdiği antienflamatuar ilaç,kas gevşeticileri düzenli kullanmamı, bandaj yerine diz altı varis çorabı giymemi önerdi. Ben de bir an önce geçmesini her şeyden çok istediğim için bana denilenleri 1 hafta boyunca yaptım. Günler geçiyor ben verilen ilaçları düzenli kullanmama, ayağımı sürekli dinlendirmeme rağmen ayağımın üzerine hala basamıyordum. Daha sonra gittiğim doktor yurtdşında olduğı için tanıdığımızın tavsiyesi üzerine bir Üniversitesite hastanesinde ayak ve ayak bileği üzerine uzman bir doçente muayene olmaya karar verdim. Muayene sırasında ayağıma bakıp MR sonucumu okuyan doktora benzer rahatsızlıklarımın daha önce de üç-dört defa farklı yıllarda olduğunu ama en fazla bir hafta sürdüğünü söyledim.Doktor bunun yüzde 90-95  romatizmal olduğunu söyleyerek beni bir romataloga yönlendirdi. Bunun üzerine iki romatologa gittim. İlki Rahatsızlığımı dinledi, daha önce de olmasından ve İzmirli olmamdan yola çıkarak FMF olabileceğimi söyledi. Ama bu hastalığın belli bir testi olmadığını söylerek benden ilk aşamada romatizmal olup olmadığını araştırmak için tahliller istedi. Diğer romatolog ise rahatsızlığımın zorlamadan kaynaklanmış olabileceğini ama istenen tahlillerin çıkmasından sonra beni yine görmek istediğini söyledi. FMF tezini kendisine sorduğumda olabileceğini ama çok kuvvetli bir ihitmal olmadığını söyledi. Birleştikleri nokta ayağımın üzerine basmamam, istirahat etmem ve bu rahatsızlığın geçmesinin bir süre alacağıydı. Tahlillerim çıkınca her ikisine birden tekrar gittim. İlk gittiğim romatolog bel tomografisi ve başka tahiller isteyerek hala FMF ihtimali üzerinde durulması gerektiğini söyledi. Diğeri tahlilerin sonucunun temiz olduğunu söyleyerek bana ayağımı yormaman için 10 gün istirihat verdi. Ama tabii kimse kesin bişey söyleyemiyor; bir daha olursa yine gitmemi öneriyordu. Bu arada çekilen bel tomografim de temiz çıktı; ama ayağım hala aynı durumdaydı: Üzerine basamıyordum. Bu arada acaba FMF miyim; niye bu kadar zaman oldu geçmedi; niye oldu gibi sorularla zihnim allak bullaktı. Son bir umut olarak nasıl ayakkabı giymem gerektiği, faydalı olabilecek hareketleri sormak için bir spor hekimine gitmeyi düşünürken internette Doktorum Prof. Doç Turan Uslu’nun sayfasına ulaştım. Hemen Turan Bey’den randevu aldım. Randevumun olduğu gün randevu saatinin gelmesini beklerken 3 haftayı geçmesine rağmen hala ayağımın üzerine basamadığım için moralim çok bozuktu.Elimde bir sürü tahlil dersine çok iyi çalışmış bir öğrenci gibi odasına girdim. Kendisine o zamana kadar bütün olanları anlattım. Beni büyük sabırla dinledi ve sen asla FMF falan değilsin dedi. Bacağımda ve ayağımdaki ödem ve tendinitin aşırı zorlama sonucu kas spazmına bağlı oluştuğunu söyledi. Şikayetlerimi dinledikten sonra beni muayene etti ve “Şimdi yapacağım şeyden sonra bana teşekkür edeceksin dedi”  Şaşkın ne olacağını beklerken hemen kortizon mu diye sordum. Kortizon olmadığını istesem de yapmayacağını söyledi. Akupunktura benzeyen ama akupunkturdan biraz daha farklı kuru iğne tedavisinin ilk seansı işte o zaman yapıldı. Turan Bey tedaviden sonra kalkıp yürümemi istedi.” Şaka yapıyor” diye düşünürken kalktım, gayet güzel yürüdüm. O an o kadar mutlu oldum ki anlatamam!!! Bir ayın sonunda şikayetim büyük şekilde azalmış yürüyordum. Turan Bey bunun daha ilk seans olduğunu en fazla 6 seansta şikayetimin tamamen geçeceğini ve bu tedavinin kas spazmını çözmeye yönelik olduğunu söyledi. Artık istediğim kadar yürüyebileceğimi sadece tedavi bitinceye kadar yüksek topuklu ayakkabı giymemen gerektiğini söyledi.Ben gerçekten ne diyeceğimi bilemiyordum. İkinci seanstan sonra ise şu an artık hiç sıkıntım olmadan yürüyorum. 1 ay boyunca tüm gittiğim doktorlar kati süretle dinlenmemi önerirken ne zaman iyileşeceğine dair kesin bir şey söyleyemezken Turan Bey kafamdaki tüm soru işaretlerini kaldırdı. Tedavi henüz iki seans olmasına rağmen sıkıntısız bir şekilde yürümemi sağladı. Doktor Bey’e bu tedaviyi uyguladığı için minnettarım ve çok teşekkür ederim…
TUGCE CANKAYA – Vodafone - 23 Ocak 2009
------------------------------------------------------------
Sevgili Turan USLU
14 Aralık 2008 tarihinde sağ tarafımdan felç oldum. Yerinde müdahaleleriniz ve kuru iğne tedavisiyle şu an yürüyorum. Hatta bastonsuz yürüyorum. Kendi kişisel bakımımı kendim yapıyorum. İlk günlerdeki yatalak kalmak endişelerim çok geride kaldı.
FELÇLİ  OLANLAR, SİZLER DE KORKMAYINIZ. ERKEN TEŞHİŞ VE TEDAVİYLE ÖZELLİKLE KURU İĞNE TEDAVİSİYLE YÜRÜYEBİLİR, ELLERİNİZLE HAYATA BİR DAHA TUTUNA BİLİRSİNİZ…
SAĞOLUN TURAN HOCAM…
Ahmet ŞEYHO
------------------------------------------------------------
Ben tedavi sürecimi benim durumumda olan hastalara anlatmayı bir borç biliyorum .
Sol ağağımdaki şiddetli ağrılarım nedeniyle gittiğim hastanedeki doktorlar benim hastalığımın  çok ilerlemiş bel fıtığı olduğunu ve amaliyat olmam gerektiğini söyledi.
Başka bir hastanenin fizik doktoruna gittim ve o doktorda bana ameliyat olmam gerektini söyledi.
Ama ben bel fıtığı ameliyatı hakkında yaptığım araştırmalar sonucu bu ameliyatın kesin çözüm olmadığı ve hatta ciddi riskler taşıdığını öğrenince ameliyatı olmadan tedavi yöntemleri bulabilirmiyim diye araştırmaya başladım .
Daha önce  4 defa bel fıtığı ameliyatı olupta şikayetleri geçmeyen ve Turan Hocanın tedavisiyle tamamen bu şikayetlerinden kurtulan  bir ağabeyimiz , ameliyat olmayıp Turan Hocaya muayene olmamı söyledi. Bu bana Allahın bir lütfudur.
Turan Hoca muayene ve mr sonuçlarından sonra benim ameliyat olmam gerektiğini , ameliyattan on gün sonra gelmemi söyledi.
Ameliyat oldum ve on gün sonra tekrar gittim.
Şunu söylemeden geçemiycem . Turan Hoca hastalarına , bilinen doktor hasta ilişkisi şeklinde değil ; sanki onu muayenehanesinde ziyarete gelmiş misafirleri gibi davranıyor. Bu benim açımdan önemli bir ayrıntıdır.
Bel fıtığı ameliyatı olanlar çok iyi bilirler. Ameliyat sonrası bel bölgesinde hareketleri kısıtlayan ağrılar oluyor. Tedavi için hasta yatağına ağrılarımdan dolayı zorlanarak uzanabildim.
Tedavi bittikten sonra rahatlıkla yerimden kalkabildim ve ilk defa kendimi bukadar rahat hissetmiştim. Bu tedavinin hemde daha ilk defasında bukadar etkili sonuç vereceğini açıkçası bende beklemiyordum. Sonucun bukadar faydalı olması , moralmende kendimi iyi hissetmemi sağladı. Altı seans devam ettim ve işimin başına döndüm ve hiçbir sorun yaşamadım.
Turan Hocam Allah sizden razı olsun.
Nejdet Bozkur – Bursa - 21 Ağustos 2009
------------------------------------------------------------
İğnenin ucundaki güleryüzlü mucize. “HASTANE” adı birçoklarınız gibi, beni de oldum olası ürkütür. Hele yüzü hiç gülmeyen doktor ve asık suratlı, sürekli azarlayan personele de rastlarsanız, sıkıntınız bir kat daha artar.
İNSAN vücudu, yaşlandıkça eski otomobiller gibi, çeşitli arızalar çıkarır. TIPKI benimki gibi…
Kendimi kale gibi hissederken, son birkaç aydır sağ kolumda, çeşitli hareket zorluğu başladı. BU kaygıyla; methini duyduğum Bostancı’daki Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gittim. Burası bir devlet hastanesi…
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü Başkanı Prof. Dr. Turan Uslu’nun odasına girdiğimde, ilk dikkatimi çeken şey, sürekli gülen ve insanı rahatlatan yüzü oldu.
Turan Hoca; yaptırdığı bir-iki hareketten sonra hemen Intramüsküler Stimülasyon (INS) denen “Kuru İğne Tedavisi”ne başladı. Turan Hoca; kolumun arızalı bölümünü, tıpkı akapuntur gibi, ince ve uzun bir iğneyle delmeye başladı. Bir hayli rahatlamıştım. Sonra da; makine tedavisi için fizyoterapistlerin bulunduğu bölüme gönderdi.  Yukarıda yazdığım gibi, orada da asık suratlı birilerini bekliyordum. Ancak düşüncelerimin aksine, hepsi tıpkı hocaları gibi güleryüzlüydü.
Dikkat ettim; yalnızca bana karşı değil, tüm hastalara aynı hassasiyetle yaklaşıyorlardı. İKİ hafta süren iğne ve makine tedavinin ardından; benim aylardır zorlandığım sağ kolum, neredeyse eski halini almaya başladı. Artık kolumu rahatlıkla kullanabiliyorum.
Teşekkürler Turan Uslu Hoca…
Teşekkürler güleryüzlü fizyoterapistler; Refhan Onsekizoğlu, Şerife Özcan, Nazan Vural, Fatma Cici, Rabia Çetin ve Hülya Çağlıyan Hartavioğlu hanımefendiler. İNSANİ değerlerin gittikçe zayıfladığı günümüzde; böylesine insancıl ve işini oldukça iyi yapan sağlık personelinin bulunması, beni oldukça umutlandırdı.
KUBİLAY ÇELİK - 26.12.2007
------------------------------------------------------------
Spor Adamıyım. Aktif spor da yaptım. Spor yapan herkes gibi ben de sakatlandım. Özellikle  ve  boyun bölgemde ciddi ağrılarım oldu. Boyun fıtığı ve bel fıtığı  başlangıcı teşhisiyle Prof. Dr. Turan USLU Bey’e müracaat ettim. Kuru iğne tedavisiyle uygulanan seanslar sonrasında sağlığıma kavuştum. Sabahları bel ağrım olmadan uyanıyorum. Uzun süre ayakta kalmama rağmen belim ağrımıyor. Boynumu rahatça sağa-sola çeviriyor , omuzlarımın arkasını uzun zaman sonra rahatça görebiliyorum.
TEŞEKKÜRLER TURAN HOCAM.ELLERİNİZE VE İĞNELERİNİZE SAĞLIK…
Mehmet ŞEYHO - Samanyolu Haber TV Spor Müdürü
------------------------------------------------------------
Sevgili Arkadaşlar… Sayın Prof. Dr. Turan USLU Bey ile tanismamiz hernekadar ben bir sağlık personeli olsamda babamin geçirdigi ayakta kalmakla kemik dokuda oluşan meslek hastalıgı iledir. Maneviyatı ve içten davranışı ile hastasini içeri girmesi ve gosterdigi tebessumu ile anında orada tedaviye başlayan muaynesinde titiz ve hastaya zaman ayırabilen yuzunde ki, sicaklikligi size yansitan herseyden önce “Ben DOKTORUM” havasında olmadan, terslemeyen ne olursa olsun dinleyen , saygı duyan ve sizden cogu insanin düşündügü şekilde bir karşılık beklemeyen bence gercekten Hipokrat’a yakışam bir hekim. Herzaman adini saygi ve sevgi ile anacagım ve yillar sonra da içimde Allah razı olsun diyebilicegim bir insan… Tesekkür Ederim Hocam…. Unutmayacagım.
Bülent KONUR
------------------------------------------------------------
Turan Hoca ile karşılaşmamı büyük bir talih olarak görüyorum. yıllarca hergün başım ağrıdı.her gün bazen 2 bazen 3 defa.bütün ağrıkesicileri kullandım.migren ilaçları dahil kullanmadığım ağrı kesici kalmadı ama ağrılarım geçmedi. yorgunluk halsizlik de olunca anti depresan tavsiye eden doktorlar da oldu. tansiyondan mı sinüzitten mi stresten mi şekerden mi derken hastalık hastası olacağım diye korkarken bir arkadaşım belinden rahatsız olduğunu tanıdığı bir fizyoterapiste kendisini götürmemi istedi. Turan Hoca ile orada karşılaştım ve rahatsızlıklarımdan bahsettim.bana hemen bir boyun röntgeni yazdı.netice gelince şaşırdım boyun fıtığım vardı.Hoca fıtıkla ilgili iğne tedavisi yaptı. yaklaşık 1 yıl oldu.artık hiç ağrı kesici almıyorum başım neredeyse hiç ağrımıyor başağrısı krizleri yaşamıyorum. Benden sonra onlarca arkadaşımı ve akrabamı kendisine gönderdim hepsi tedavi oldular memnun kaldılar. Hocam elinize sağlık kendi adıma ve arkadaşlarım adına çok teşekkür ediyorum.
Necmi YILDIRIM
------------------------------------------------------------
Sayın Turhan Uslu ile tanışma fırsatı bulduğum için inanılmaz şanslı hissediyorum kendimi,çünkü boyun fıtığı sorunum nedeniyle inanılmaz ağrılar çekiyodum ve gittiğim bütün hekimler ameliyat olmamın şart olduğunu söylediler ama Bölge Müdürü’mün tavsiyesi ile Doç.Dr.Turhan Uslu ile tanışma fırsatı buldum ve onun sihirli akupunktur iğneleriyle ağrılarım bıçak gibi kesildi.Çok minnettarım Sayın Turhan Uslu’ya,bütün boyun fıtığı hastalarına tavsiye ediyorum.
Mahir BALABANLI
------------------------------------------------------------
Yaklaşık on yıldır boyun ağrıları çekiyordum birçok dr.a gittim hakikaten yapılan tek şey birkaç iğne ve ilaç..fakat teşhis,bu hastalığın tedavisi yok sadece erteleyebiliriz ilaçlı tedavi ile vs.aşırı derecede boyunda yanmalar şiddetli sırt kol ağrıları oluyor kitabı tutup okuyamıyorum yıllardır kolumun üzerine yatmayı unutmuştum Allah sayın dr.Turan Uslu Beyden razı olsun ilk seansta ağrılarım yarıyarıya azaldı insan hakikaten yeniden doğmuş gibi oluyor ve ben yazık diyorum o kadar dr.a gittim onlarda aynı ilmi almış insanlar ama işinin aşığı olmak gerek demek dr.um Turan Uslu Bey gibi hakkını vermek gerek muhakkak bu tarz şikayetleri olan arkadaşlar vardır onlara tavsiye ediyorum yazdıklarım kesinlikle hakikat istifade edin istiyorum bu ağrıları çeken arkadaşlar vakit kaybetmeden Prof. Dr.Turan Uslu gibi bir nimetin var olduğunu görsünler kesinlikle mübalağa değil acıyı çekenler bilir…tüm hastalara acil şifalar diliyorum..
Esra ….
------------------------------------------------------------
Sayın Turhan USLU’yu tanıma fırsatı buldugum ıcın cok mutluyum ve bu yuzdende tavsıye etmek ıcın buraya yazmayı uygun buldum. Kendısıne esımın bel fıtıgı rahatsızlıgı nedenıyle Sema Hastanesınde muayene olduk.Esım 1 yıl once fıtık amelıyatı olmus ve bır yıl sonunda hastalıgı tekrarlamıs ıkı buklum olmustu.kendısıne gıttıgımızde esım yuruyemeyecek,oksuremeyecek,yatagından tek basına kalkamayacak kadar kotu ıdı. Muayene sonucunda onun sıhırlı ellerı ve uyguladıgı akapunktur ıgnelerı, esımın tekrar hayata donmesı gıbı bırseydı.Duydugum kadarı ıle gıden herkes aynı ıyılesmeyı yasıyormus. Emarımızı gordukten sonra teshısının dogru oldugunu ve bır beyın cerrahına gıtmemız gerektıgını soylemesı bıle bu ısı ne kadar saygın yaptıgını gosterıyordu.kendısıne bu huzurda cok tesekkur edıyor ve bızı bır donem ıcerısınde bıle sıhırlı ellerıyle rahatlattıgı ıcın mınnettarlıgımızı ıfade edıyoruz.tabıkı herkesede tavsıye edıyoruz.
Mustafa ÜSTÜNDAĞ
------------------------------------------------------------
Çok şiddetli omuz ve kol ağrıları sonucu bir ortopedi uzmanına gittim. Ağrılarım o kadar şiddetliydi ki geceleri uyku uyuyamaz hale gelmiştim ve sağ kolumda %70-80 yakın güç kaybı vardı. Çekilen MR sonrası rahatsızlığımın boyun fıtığından kaynaklandığı ve çok ileri derecede olduğu ortaya çıktı. Ortopedi uzmanı doktor, rahatsızlığımın çok ilerlediğini ve bir sinir ve beyin cerrahına gözükmem gerektiğini söyledi. Bu tavsiye sonrasında beyin ve sinir cerrahı bir uzman, bir doçent bir de profesöre muayene oldum. Ortak teşhis boyun fıtığının çok ilerlediği ve çok acil ameliyat olmam gerektiği yönündeydi.
Artık ameliyatın zamanını ve yerini tayin etmeye çalışırken bir arkadaşımın tavsiyesi ile ( Dürüst olmak gerekirse ameliyat haricinde bir öneri geleceğini de pek zannetmiyordum ) Turan Uslu hocama muayene oldum. Turan hocam 6-7 seans içinde tedavi olacağımı söylediğimde ilk önce şaşırdım ama bana tavsiyede bulunan arkadaşımın Turan hocanın çok daha ağır hastaları tedavi ettiğini söylediği için kabul ettim. Gerçekten daha ilk tedavide ağrılarım önemli derecede azaldı ve sağ kolumdaki kuvvet kaybı ciddi manada düzeldi. Şu an gayet iyi durumdayım ve Turan Hocama ve kuru iğne tedavisi yöntemine müteşekkirim.  Teşekkürler Hocam.
Serkan GÜNGÖR - Bankalar Yeminli Murakıbı
 
------------------------------------------------------------
 
 Yaklaşık 2 ay önce sezaryen ile bebek sahibi olduk. Çocuğumuz normalden yaklaşık 2 ay kadar önce doğdu. Sezaryenden sonra 2 hafta kadar şiddetli bir ağrım olmadı, Fakat 2 hafta sonra özellikle sol omuzum ağır bir şekilde ağrımaya başladı. Bu 2 hafta boyunca çocuğumuz için 2 veya 3 saatte bir süt sağıyordum. Ağrılarım ortaya çıktığında havalar yağışlı ve kapalı idi, bizde romatizma düşüncesi ile omuzumu sıcak tutmaya çalışıyorduk. Sol omuzumdaki ağrı başladıktan 1 hafta kadar sonra sağ omuzumda da aynı ağrılar  başladı. Ardından MR'lar, röntgenler derken, omuzumdaki kemiklerden birisi omuz eklemine bastığı (normalde basmaması gerekiyor imiş), omuzdaki 4 kastan ikisinden parçalı yırtık olduğu ortaya çıktı (rotator manşon yırtığı). Ortopedi doktorları ameliyat olmam gerektiğini, olması gerekenden farklı olan kemiklerin törpüleneceğini, kas yırtıklarının dikilmesi gerektiğini söylediler. Kas yırtıklarının sebebi olarak; sezaryen sırasında kollarım vücuduma paralel bir şekilde yaklaşık 1 saat kadar durmam ve süt sağarken  öne doğru çok eğilmem olarak açıklandı. Ameliyata tam karar vermeden önce ağrımın çok olduğu sağ kolumu askıya aldık ve hiç hareket ettirmememiz gerektiği söylendi. Bu arada ağrılarım o kadar şiddetliydi ki gece yarısı çocuğumu babaannesine emanet edip eşim ile birlikte sokakları geziyorduk. İğneler, ağrı kesiciler işe yaramıyordu.
Ağrılardan çok yakındığımız ortopedi doktoru bize Prof. Dr. Turan Bey'i tavsiye etti. Turan Bey'e ilk gittiğimizde kendisi MR ve röntgenlere baktı. Ardından ağrının geçebileceğini, ameliyata gerek kalmayabileceğini söyledi. İlk muayene günü kuru iğne tedavisine başladı ve ilk gün biz çöl ortasında su bulmuş yolcular gibi sevinerek doktor beyin muayenesinden çıktık. 8 seanslık kuru iğne tedavisi sonunda; daha önceden hiç kaldıramadığım hatta neredeyse kullanamadığım sağ ve sol kollarımı şimdi kullanabiliyor, gündelik işlerimi yapabiliyorum. Sol kolumdaki ağrım artık yok denecek kadar az, sağ kolumda ise ağrım çok azaldı. Artık geceleri uyuyabiliyor ve çocuğuma bakabiliyorum. Ağrılarından şikâyetçi olan ortopedik sorunlar yaşayan herkese özellikle ortopedi ameliyatı gerektiren sorunları olan tüm hastalara bu tedavi metodu ile şifa bulmayı denemeliler. Zira ameliyat kendi başına zorlu ve iyileşmesi zaman alan bir süreç olarak sizi bekliyor olabilir.
Teşekkürler Prof. Dr Turan bey ve teşekkürler Sema Hastanesi….
Şerife ELÇİK, Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin. , 2.7.2010
 
Bu yorumların bir kısmına http://www.tavsiyeediyorum.com adresinden erişebilirsiniz.
Siz de yorum göndermek için lütfen Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin. adresine mail atınız.

 


Muayenehane : D100 (E5) karayolu, Halk sk. Golden Plaza F Blok 35/7.B (Yenisahra metro durağı, F. Güllüoğlu Rest. üstü) Sahrayıcedit KADİKÖY
Tel: 0216 360 27 50 Cep: 0532 465 13 75
Web Tasarım MW